Sonunda söyleyeceğimi başından söylemek istiyorum. Müslümanların Charlie Hebdo’ya ağlayışına, Hristiyanların dini lideri Papa, ders verircesine bir açıklama yaptı. PAPA:  ‘şiddeti tasvip etmediklerini ancak ifade özgürlüğünün başkalarının inançlarına hakaret etme anlamına gelmediğini’ söyledi.

PAPA ayrıca, “benim anneme küfreden kişi yüzüne bir yumruk bekleyebilir” ifadelerini kullandı. Bu açıklama ile Papa da “Ben Charlie değilim” (Je ne suis pas Charlie) diyenler arasındaki yerini aldı. Üstelik bu açıklama saldırının hemen ardından değil, saldırıdan birkaç gün sonra geldi. Üstelik bir gazetecinin sorusu üzerine açıklama yapılıyor. Yani PAPA tavrını çoktan belli etmiş gözüküyordu. Aslında bu tavrı Katoliklerin bir bölümü benimsemişti.

Peki ya müslüman dünyası? Onlar ne demişti olay için? Takip ettiyseniz eğer; peygamberlerine hakaret eden derginin yazarları belki de öldüklerine pişman olmuşlardı. Çünkü Müslüman dünyası peygamberleriyle dalga geçen o yazarların ölümüne ağlamış ve öldürenleri kınama yarışına girmişlerdi.

Bu olayı kesinlikle tasvip etmedim ki; zaten olayı Müslümanlar gerçekleştirmedi, Ancak bir gerçek var ortada ve o gerçeği gören gözlerime, duyan kulaklarıma da asla ihanet etmem. Düşünebiliyor musunuz? Bir dergi çıkacak sizin Peygamberinize, sizin kutsalınıza hakaret edecek ve sözde demokrasi abidesi Avrupa ülkeleri de buna ifade özgürlüğü deyip geçecek, sizde onların ölümüne üzüleceksiniz?

Öldüren, öldürmeye zemin hazırlayan Avrupa’nın Anlatacak hiçbir masalını dinlemeye zamanım olmadı, olmayacak.

Çünkü onların akıl almaz yanlışlarına özgürlük deyip geçen Avrupa, onların ölümüne de zemin hazırlamıştır. Daha önce de anlatmıştım. Bu olay tamamıyla bir senaryo sonucudur ve Müslümanları terörize etme ve öldürmelerini meşrulaştırma hareketidir.

Irak’ta; 2 milyon

Filistin’de; 100 bin,

Suriye’de; 250 bin insanı öldüren aynı Avrupa değil mi?

ABD’ye koşulsuz insan öldürme yetkisi veren onlar değil mi?

İsrail; Filistin’de onca masum insanı öldürürken sessiz kalan aynı Avrupa değil mi?

Bütün bunlar timsah gözyaşlarıdır.

Bütün bunlar ölümleri meşrulaştırma hareketidir.

Öyle olmasa İsrail başbakanı en ön safta yer alıp: ‘Müslümanların burada yeri yoktur der miydi?’

Uyan Müslüman insan; yarın ahirette, Hristiyan’a döktüğün göz yaşının hesabını vermeyeceksin. Peygamberine, kutsalına ne kadar sahip çıktığının hesabını vereceksin. Mutlu kalın…