Önümüzde bir genel seçim var. Seçimin olduğu yerde siyasetçi var. Siyasetçinin olduğu yerde nelerin olduğunu varın siz söyleyin... Şimdi siyasete kendimce bir iki tarif getirmek istiyorum. Siyaset: Sevdiğinin de sevmediğinin de yüzüne gülme sanatıdır. Siyaset: Adam kullanma ve adam satma sanatıdır. Siyaset: çıkar elde etme veya mevcut çıkarını koruma sanatıdır. Siyaset: seçilmeden önce el etek öpme, seçildikten sonra tepeden bakma sanatıdır. Biz bunu uzattıkça uzatabiliriz ama aslında Siyaset: Fail ile buluşmadan önce tertemiz bir sayfadır. Fail eylemi ve söylemiyle bütün kirliliğini bu temiz sayfaya bulaştırıp sayfayı kirlettikçe kirletmektedir. Bu fail dediğimiz, insan yada daha özelde siyasetçidir.

Aslında hepimizin cevabını aradığı soru tamda burada sorulması gereken sorudur; bu tür siyasetçiler bu kadar kirlendikleri halde:

1.Toplumda neden kabul görürler?                              

2.Bunlar her defasında yalanlarla milletti aldattıkları halde, tekrar hangi yüzle insanların huzuruna çıkarlar?

3.Bu insanlar gerçekten aldatıldıklarının farkında değiller mi?

İşin açıkçası bu soruları da çoğaltabiliriz…

Değerli hemşerilerim şimdi biz burada siyaset ve siyasetçiyi tarif ederken sizde bu güne  kadar tanıdığınız, sizden oy isteyen, kapınızı çalan, size vaatler de bulunan siyasetçileri bir gözünüzün önünden geçirin. Burada tamda bu siyasetçiyi tarif ettiniz dediğiniz kaç tane siyasetçi hatırladınız yada hepsi tamam da yalnız bu siyasetçi bu tariflere uymuyor dediğiniz siyasetçi kimdir ? Yaşadığımız bu dönemde makam- mevki, para ve güç peşinde olan bir çok insan siyasete bulaşma, aktif siyaset yapma veya köşesinden kıyısından tutup yükselme, bir yerlere gelme eğilimindedir.

Peki siyaset; 1.sevdiğinin de sevmediğinin de yüzüne gülme sanatıdır derken,sizden oy isterken bütün eleştirilerinize rağmen size yüzünü ekşiten, hayır sen yanlış konuşuyorsun diyen veya sen haklı değilsin diyen kaç tane siyasetçi tanıyorsunuz. Onlar istedikleri yere gelene kadar kimi sevip kimi sevmediklerini asla bilemezsiniz. Çünkü herkesin yüzüne gülerler…

2.Siyaset; adam kullanma ve adam satma sanatıdır, dedik…

Siyasetçi gerçek yüzüyle sahneye çıkmaz. Gerçek yüzünü gizler ve karşınıza maske takarak çıkar. Sizlerde o maskenin arkasındaki gizli yüzün gerçekliğini görmediğiniz için yüzün maskeli hali sizi yanıltır oda gelmek istediği yere sizleri ya kullanarak yada satarak gelir. Genelde bu tür siyasetçiler tarafından sırtlarından hançerlenince çok büyük bir hayal kırıklığı yaşanır ve hep şu söylenir; “ adam seçildikten sonra bozuldu.” Hayır o zaten bozuktu, senden gerçek yüzünü gizlediği için sana öyle geliyor. Hani o etrafa gülücük saçmalar, sempatik gözükmeye çalışmalar, sahtekarca ve birilerini ya satmaya veya kullanmaya yönelik hareketler değil mi?

3.siyaset çıkar elde etme veya mevcut çıkarını koruma sanatıdır, dedik.

Hani şu siyasette “yemleme” dediğimiz işten başla, birkaç vatandaşın ufak tefek işini gör…

Amaç iş görmek değil, iş bitirici, yardımsever ve şirin gözükmektir.

Genelde siyasette bu tür hesaplar tutar. Bir bakarsınız ki bir kenarı tutan, bir süre sonra ortayı ele geçirmiş oluyor. Her şey siyasetçinin istediği gibi gelişir ve koltuğu kaparsa, çıkar elde etme veya mevcut çıkarını koruma pozisyonuna ulaşırsa, maske çıkarılır, iş bitiricilik, gülücükler, yardımseverlik memleket severlik, biter. Her  memlekette bazı hırslı siyasetçiler olur, ancak  maalesef bizim memlekette bütün siyasetçiler hırslıdır. Buda tehlikeli bir hastalıktır. Çünkü genelde bu hastalık, para ve makam için gözleri kör eder, kör siyasetçinin hiçbir insan/memleketefaydası olmaz, olamaz. Faydasız siyasetçi koltuğunu sağlama almak veya onu kaybetmemek için her türlü ayak oyunlarına başlar. Önce dostlarını sırtından bıçaklar, sonra rakip gördüğü herkesi hile ve oyunlarla safdışı bırakmaya çalışır. Bütün bunları yaparken üst makamlara anlatacağı yalanları önceden planlar ve bunları bir hayal ürününden ziyade bir gerçekmiş gibi kurgular ve pazarlar. Bu tür siyasetçiler “kaliteli yalancı” oldukları için bir süre sonra pazarladığı yalanlara kendiside inanmaya başlar. (Memleketteki siyasetçilerin en büyük hastalığı…) Kendisinin inandığı şeye çevresini de inandırmaya başlar, çevre inandığı için o doğrultuda propaganda yapmak, satmak, pazarlamak artık hiçte zor değildir.. Bu noktada siyasetçinin kendisini pazarlama aşaması bitmiş, sistem kurulmuştur. Bu iş için çevresini kullanır. Ona inanan çevre bire bin katarak anlatmaya ve övmeye başlar. Bi’nevi kulaktan kulağa oyunu gibi yalan vaatler kulaktan kulağa vuk’u bulur. İşte tam bu noktada siyasetçi bütün kirli işleri ve maskeli zamanları için kılıf bulmuştur. O tertemiz olan siyaset sayfasını kendi kirli işleri ve sahte düşünceleriyle kirletmeye başlamıştır…

Sevgili hemşerilerim burada hemen şunu sorabilirsiniz;  bu insan bütün bunları yaparken mensubu olduğu camia bütün bunlara neden sessiz kalmıştır ? Bu tür” tilki siyasetçiler” mensubu olduğu siyasi düşüncede, kendi gibi düşünen çok sayıda insan olduğunu gayet iyi bilmektedirler…

Onun gibi düşünen insanların da en büyük zaaf taraflarının çıkar ve menfaat olduğunu bildiği için bu tür insanlara karşı parasını kullanır, kazanımlarına onları kısmen ortak eder, onlara pastadan pay verir… Çıkarcı siyasetçiler çıkarları için her türlü dalkavukluğa “eyvallah” derler. Memleketimizin geçmişi bu tür dalkavuklarla doludur. “Padişahım çok yaşa” diyenler sayesinde memlekete adam gibi hizmet eden bir siyasetçi gelmez, gelemez... Tarihine “yırtığı, yamasından sürekli büyük olan” tek memleket bizim memleketimizdir. Bu yırtığımız hiç mi kapanmayacaktır ?

Sonuç olarak gücünü ve makamını milleti için kullanmayan hiç kimse milletin vekili olamaz. Önümüzde bir millet vekili seçimi var ve değerli Bingöllü hemşerilerim sizin adınıza siyaset yapmak isteyen bütün siyasetçileri tanıyorsunuz. Bu defa kendi küçük çıkarlarınızı değil, memleketin çıkarlarını önceleyerek size vekil olmaya aday olanları çok iyi bilerek, düşünerek seçiniz. Sizin derdinizle dertlenen memleketin namuslu evlatlarını meclise gönderin. Geçmişte siyaset yapan, siyaseti kirleten yalancı, çıkarcı düzenbazlara fırsat vermeyin…

Namusuyla şerefiyle siyaset yapmak kolay değil, mücadeleyi seven, çıkarcı grupların baskılarına göğüs geren, dik durabilen kimseye minnet borcu olmayan, kul hakkını gözeten siyasi bir ahlaka sahip olanları kendinize vekil tayin edin…

Ve siz ey siyaseti çıkarı için kullanan kirli ve “dinazor siyasetçiler” çirkin oyunlarınızla bu milleti tekrar kandırıp milletvekili olabilirsiniz ama asla “milletin vekili” olamazsınız tarihin çöplükleri bu tür siyasetçilerle doludur.

Değerli hemşerilerim sadece siyasetin kirli yüzünü görmek yetmez,  kirlenmiş maskeli siyasetçileri tanımanız yetmez. Bu defa memleket için, çocukların, torunların, gelecek nesillerin için mücadele etmen gerekir. Gün doğru insanlarla birlik olup mücadele etme günüdür. Siyasetin kirli yüzünü ancak topyekün bir mücadele ile temizleyebiliriz. Şimdiden memleketimiz için hayırlı olan siyasetçilerin gelmesi ümidiyle…
Saygı ve sevgilerimle…