Bir yanımız eksik, unutulmuş, görmemezlikten gelinmiş o yarım kalan yanımız.

Nedir o yarım kalan yanımız?

İiçinde çocuklarımızın, kadınlarımızın, gençlerimizin annelerimizin, babalarımızın kısacası hepimizin içinde olması gereken yarım tarafımız. Birbirinden ayrılmaması gereken bir ikilinin ikinci yarısı;

 

Şehir ve …..

 

Şehir nedir dersek, yüzlerce tanım çıkar karşımıza, neden biliyor musunuz?

 

Çünkü şehir kalabalığı, gücü, birlikte yaşamayı, üleşmeyi, yaşam kavgasını çağrıştırıyor kafamızda. Oysa aslında şehir dediğimiz şey köylerden, kasabalardan başlayıp büyüyen yer değil mi?

 

Tarihin her döneminde şehirler var olmuştur ancak şehirleri birbirinden farklı kılan şey değişik özellikleridir. Şehir denilince belki de herkesin aklına gelen ilk şey, nüfus, ekonomik yapı ve ticaret alanlarıdır. Ama ben yaşadığımız şehirde ortak paydamız spor olmalı diye düşünüyorum, onun için bir birini tamamlayan iki parçaya şehir ve spor diyorum.

 

Türkiye çok hızlı bir şekilde şehirleşiyor,  şehirleşme arttıkça problemler artıyor, birlikte yaşamanın hazzını alabileceğimiz ama, kendi şehrimizde eksikliğini htiğimiz ortak paydamız spor ve birlikte zamanımızı geçirebileceğimiz alanlarımızdır.

 

Bir şehrin modern yüzü o şehirdeki insanların birlikte etkinlikler düzenleyeceği, spor yapacağı alanların çokluğu ve güzelliği ile ölçülür.

 

Şimdi şunu sormak istiyorum; benim yaşadığım şehirde (BİNGÖL) yaşı şehir stadından büyük olan siyasetçi, bürokrat ve yönetici var mıdır?

Varsa öyle birileri, fi tarihinde Bingöl de yapılan mevcut stattan önceki stadımızın yeri neresidir?

 

Şimdi söyleyin Allah aşkına ey bu şehrin kalbur üstü insanları (siyasetçiler, yöneticiler, bürokratlar) neden ülkenin her yerinde statların yenileme, yenisini yapma ihaleleri yapılırken Bingöl ve Bingöl gibi sahipsiz üç dört tane şehrimizde bu spor kompleksleri neden yapılmıyor?

 

Neden bu şehrin insanı ve gençleri bu haktan mahrum bırakılıyor?

 

Buradan bir çağrım da bu şehrin kent planlamacılarına; insanımızın temel gereksinimlerini dikkate alın, insancıllık ilkesini önemseyin, insanların bedensel ve duygusal ihtiyaçlarını ayrılmaz iki parça olarak görün ve planlamalarınızı ona göre yapın.

Bu kapsamda olması gerekenler yaşam alanları, meskenler, çarşılar (kent merkezindeki toki evleri gibi değil) çalışma alanları, eğitim kurumlarının bulunduğu alanlar, atölyeler, eğlence ve oyun alanları, spor gereksinimini karşılayabilecek mekanlar ve yapılar.

Sonuç olarak; neden spor?

 

Çünkü spor; sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmanın ana unsuru olan insanın ruh ve beden sağlığını geliştiren temel etkenlerin başında gelir.  Aynı zamanda spor sosyalleşmenin en uygun ve kolay yoludur. Birlikte yaşamanın olanağı spor yapmak değil, spor yapmanın olanaklarına bağlıdır.

 

Hepimizin bildiğini buradan tekrar etmek yerine, yetkililerden Bingöl adına şunu talep ediyoruz; stadımızı yenileyin, bize yeni spor alanları açın, halkımızın zamanını doğru değerlendirecekleri rekreasyon alanları oluşturun ve inşa edin.

Bingöl halkının hakkı olan bu talebi görüp bu ihtiyacı gidermek için hiç zaman kaybetmeden gerekli adımların atılması arzusuyla ramazan-ı şeriflerinizi, kadir gecenizi ve bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum, selam ve dua ile…