Bingöl'de 'Şarkılar Bizi Söyler Biz De Şarkı Söyleriz' Etkinliği Bingöl'de 'Şarkılar Bizi Söyler Biz De Şarkı Söyleriz' Etkinliği

Kızılay tarafından çıkarılan ‘Dergi 1868’ de Bingöllü Ali Ağa’nın hayatını konu aldı. 1910’larda pek çok Türk vatandaşı gibi, Ali Ağa da Amerika’nın Michigan eyaletinin Detroit şehrine yerleşmiş, otomotiv endüstrisinde işçi olarak çalışmaya başlamıştı. O dönemde Kiğı’dan ABD’ye göç edenler, özellikle Detroit ve sınır komşusu Kanada’ya yerleşmişti.
1910’larda pek çok Türk vatandaşı gibi Michigan eyaletinin Detroit şehrine yerleşen Türk Ay Cemiyeti Reisi Ali Ağa’nın ilginç hayat hikâyesini Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Işıl Acehan Dergi 1868 için yazdı.

“Amerika’ya ayağımda çarıkla geldim” diyerek geçmişinden gururla bahseden Kızılay, yeni ismi ile Türk Ay Cemiyeti Reisi Ali Ağa, 1940’larda ABD gazetelerinde “Türklerin Kralı” diye geçiyordu. Bunun nedeni sadece, Detroit’te yerleşmiş yoğun Türk nüfusunu örgütleyerek II. Dünya Savaşı’nda ABD’ye yardım için savaş bonosu almalarını sağlaması ve Türklerin ABD’de hem politik, hem de sosyal olarak iyi bir duruma gelmeleri için çaba gösteren bir lider olması değildi. Aynı zamanda, Ali Ağa çalıştığı ve kendisinin işe alınan ilk Türk olduğu otomobil fabrikasında, diğer Türklere de referans olarak işe alınmalarını sağlamıştı. Hepsi de çok iyi ve çalışkan işçiler olarak daha sonra kendilerini kanıtlamıştı.

1933’te Ali Ağa, Amerikalı bir hanım, Josephine ile evlenmiş, bir de erkek çocukları olmuştu. Daha sonra, 8 yaşındayken vefat eden çocuklarıyla beraber evlilikleri de yara almış, 1947’de boşanmışlardı. 1952’de, 72 yaşına vardığında ise Türkiye’ye kesin dönüş kararı aldı. Gemide, çarığıyla geldiği Amerika’dan, 22 Haziran 1952’de KLM uçağıyla varlıklı bir iş adamı olarak ayrılıp Bingöl, Kiğı’ya hayatının geri kalanını geçirmek üzere geri döndü. Ali Ağa, Es’in tarif ettiği üzere dağ gibi bir adamdı. 120 kilo, 1.92 metre boyundaydı. 70’li yaşlarının sonunda, ABD’den köyüne geri dönen pek çok Türk gibi, Kiğı’da baş göz edildi ve biri kız, biri erkek olmak üzere iki çocuğu ve torunları oldu. Ancak, 40 küsur yıl yaşadığı Detroit şehri ile her zaman bağları devam etti.

Detroit’ten 1960’larda gelen Osmanlıca bir mektup Ali Ağa, sadece Detroit Türkleri değil, Ermenileri arasında da pek çok dost edinmiş, saygı duyulan birisi olmuştu.1960’larda Osmanlı harfleriyle yazılmış ve Detroit’ten gönderilmiş bir mektup Bingöl’deki Ali Ağa’ya ulaşmıştı. Bu, Ali Ağa’nın Detroit’teki aziz dostu, avukat Dikran Efendi’ye gönderdiği bir mektubun karşılığıydı. Mektupta şöyle diyordu Dikran Efendi: Aziz Dostum Ali Ağa, İmzan tahtında göndermiş olduğun mektubu zamanında aldım. Çok sevindim ki iyi rahat bir ömür geçiriyorsun. Biz de burada çok rahat bir halde yaşıyoruz. Çocuklar büyüdü, evlendi; şimdi üç tane torunum var. Başka şehirde yaşıyorlar da çok vakit bizi görmeye familyası ile buraya gelir. Buranın işleri ve ömrü senin bildiğin gibi. Bazı iyi, bazı iş küçüklüğü var. Daima senin orada vekâyiler yoktur, iş ber-karar gider? Burada bulunan dostlarına selamlarını söyledim. Memnun kaldılar. Onlar da sana selam ederler. Ortağım Garabed Efendi mektubunu okudu. Çok sevindi. Hususi selam eder. Familyam Raken selam eder. Dostunuz Dikran Tabibyan Dikran (Richard) Tabibyan, aslen Kayseri, Germir’in hekimlikleriyle ün salmış Ermeni Tabibyan ailesindendi. Babası Ankara’da ünlü bir avukat olan Dikran, 1911’de 16 yaşındayken Detroit’e kardeşinin yanına göç etmiş, burada da iyi bir eğitim alarak avukat olmuştu. Ali Ağa ile Dikran Efendi’nin yıllara meydan okuyan dostlukları da burada başlamıştı. Dikran Tabibyan 1973’te Detroit’te, Ali Ağa da 1978’de100’üne merdiven dayamışken doğduğu topraklarda, Bingöl’de hayata gözlerini yumdu. Elli yıl önce yazılmış bir mektupla ortaya çıkan, hem yılları, hem de yolları aşan Ali (John) Ağa ve Dikran (Richard) Efendi’nin dostluğu ise yürekleri ısıtan bir hatıra olarak geleceğe miras kaldı.

Dikran Tabibyan 1973’te Detroit’te, Ali Ağa da 1978’de 100’üne merdiven dayamışken doğduğu topraklarda, Bingöl’de hayata gözlerini yumdu.