Temiz Ekran Hareketi manifestosunda, ekranlar üzerinden evlerin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırılarıyla şu olumsuzlukların yaşandığı belirtildi:
-
Ailenin zayıflatıldığı
-
Çocukların zihinlerinin ve kalplerinin darmadağın edildiği
-
Değerlerin ayaklar altına alındığı
-
Şiddet ve bağımlılıkların normalleştirildiği
-
Mahremiyetin sistematik biçimde aşındırıldığı
Açıklamada, "Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir" ifadelerine yer verildi.
YAYINCILARA VE KURUMLARA ÇAĞRI
Manifestoda şu talepler sıralandı:
-
Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesi istemiyoruz
-
Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz
-
Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz
-
Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz
-
Reyting uğruna değerlerin ayaklar altına alınmasını istemiyoruz
-
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyen içerikler istemiyoruz
BOYKOT EDİLEN FİRMALARIN REKLAM BASKISINA DİKKAT
Açıklamada ayrıca, Gazze'de soykırım uygulayan İsrail'i desteklediği için boykot edilen firmaların yüksek reklam bütçeleriyle yayıncı kuruluşlar üzerinde baskı kurduğuna dikkat çekilerek, "Sırf reklam bütçeleri yüksek diye yayıncı kuruluşlar bu firmalara teslim olmamalıdır" denildi.
Hareketin duyurusunda şu çağrı yapıldı:
"Bu akşam sosyal medya üzerinden sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri, oyuncular, yapımcılar, senaristler, kanaat önderleri ve münevverler 'Temiz Ekran Hareketi' manifestosunu paylaşacak. Tüm vatandaşlarımızı bu manifestoyu paylaşmaya ve destek vermeye davet ediyoruz."
Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlar göreve, yayıncı kuruluşlar da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet edildi. Hareketin son sözü ise şu oldu:
"Ne tek bir karış toprağımızı, ne de tek bir evladımızı vermeyeceğiz."



