Türk Eğitim Sen Bingöl Şube Başkanı Sedat Dursun, “Kadrolu öğretmen ataması yapılacak diye beklerken her alım tekrar sözleşmeli şeklinde gerçekleşti” diyerek, bir basın açıklaması yaptı.

Dursun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunun da malumu olduğu üzere 2022-2023 eğitim öğretim yılı tüm eğitim çalışanları için oldukça sorunlu bir şekilde başlamıştır.

Evet, eğitim çalışanları yeni eğitim öğretim yılına huzursuz ve mutsuz girmişlerdir. Biz Türk Eğitim Sen Bingöl şubesi olarak bugün bu alanda, gelecek nesillerin mimarı öğretmenlerimizin ve diğer tüm eğitim çalışanlarının haklı taleplerini haykırmak ve içinde bulunduğumuz kaygı verici ortamın düzeltilmesi gerektiğini hatırlatmak için toplanmış bulunmaktayız.

Öncelikle tüm yetkililere ve karar vericilere sesleniyoruz; haklı taleplerimize kulak tıkamayın ve bizi dikkatle dinleyin.

1-Hepimizin malumu olduğu gibi Öğretmenlik Meslek Kanunu 14 Şubat’ta kanunlaşarak yürürlüğe girmiş ve 12 Mayıs’ta yönetmeliğin ilanı ile birlikte birçok sorunu ortaya çıkaran bir süreç başlamıştır. Türk Eğitim Sen’in yıllardan beri karşı çıktığı “Sınavla Kariyer” uygulaması yeniden karşımıza çıkmış, tecrübelerimiz ve önerilerimiz maalesef göz ardı edilmiştir.    

Bizler TÜRK EĞİTİM SEN üyeleri olarak 2005 yılından beri Kariyer Basamaklarında düzenleme yapılmasını, kıdeme dayalı bir sistemin oluşturulmasını defalarca dile getirmiş bir sendikayız. Dün ne söylediysek bugün de aynı noktadayız ve sözümüzün arkasındayız.

TÜRK EĞİTİM SEN Genel Merkezi yönetmeliğin yayınlanmasından 13 gün sonra Danıştay’a dava açarak sınav başta olmak üzere bazı hükümlerin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemiştir, bu da tavrımızın net göstergesidir.

Öğretmenlik Meslek kanunu diye sunulup, içerik itibariyle sınav yönergesinden öteye geçmeyen, iş olsun diye önümüze konulan bu yasa öğretmenler nazarında ’’bir meslek kanunu olmaktan çok uzaktır.”

Alanında ihtisas eğitimini tamamlayıp üniversiteden mezun olmuş, KPSS’de başarılı olmuş, mülakatı geçmiş, adaylık kaldırma sınavında yeterliliğini ispatlamış mesleğinde yılları geride bırakmış öğretmenlerimize, meslek hayatları boyunca bir kez dahi karşılaşmayacakları eğitimler dayatma ile verilmiştir…

70 alırsan maaşına 1000 TL zam yapılacak demek, öğretmenlerimizi incitmekten, onurlarını kırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Öğretmenlik mesleği, uzmanlık alanı olması münasebetiyle sınavla ölçülecek basit bir iş değildir.

Buradan tekrar hatırlatmak istiyoruz; öğretmenlik mesleği zaten ihtisas mesleğidir. Ezbere dayalı bir sınav ile kariyer basamakları belirlemenin bir faydası olmayacaktır. Bu kanun bu haliyle çalışma huzurunu ve iş barışını bozacak, öğretmenler arasında ayrışmaya yol açacaktır. Gelin hep birlikte kanunu yeniden düzenleyelim. Yoksa öğretmenler odasına nifak sokmuş, günden güne artan veli baskısına bir yenisini ekleyip öğretmenlerimizi velilerin tercihine sunmuş oluruz.

TÜRK EĞİTİM SEN olarak teklifimiz de fikrimiz de 2005’ten beri aynıdır;

 “Meslekte 10 yılını dolduran uzman öğretmen, 20 yılını dolduran başöğretmen olmalıdır” demiştik ve bu iş düzelene kadar da söylemeye devam edeceğiz.

2- Ülkemizde son dönemde gündemde olan promosyon konusunda Türk Eğitim Sen Genel Merkezimiz tarafından Milli Eğitim Bakanlığına başvuru yapılmış olup Ülke genelinde tüm eğitim çalışanlarını kapsayan bir anlaşma yapılması hususunda talebimiz iletilmiştir. Bunun sağlanması halinde en ücra yerde çalışan ile il merkezinde çalışanın aynı miktarı alması ile sorun giderilecektir. Maalesef bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığından herhangi bir adım gelmemiştir.

Bingöl Merkez İlçe için hali hazırda devam eden anlaşma 31 Aralık tarihi ile sona erecek olup yeni anlaşma yapılacaktır. Sürecin takipçisi olacağız. Aslında beklentimiz il genelinde eğitim çalışanlarının tamamını kapsayan bir anlaşma yapılmasıdır. Bu konuda ısrarcı olacağız.  Bunun mümkün olmaması durumunda ilimizde özellikle ilçelerimizde yaşanan sıkıntının giderilmesi için ilçelerden bankalara yapılan teklifte tüm bankaların promosyon ihalesine çağrılmasını öneriyoruz.

Geçen yıl İlçe Kaymakamları ile yaptığımız görüşmeler sonucunda Kığı ilçesinde 1300, Yedisu ilçesinde 700 TL ödendi. Bu yıl yazın Adaklı ilçemizde yapılan promosyon anlaşmasında eğitim çalışanlarına 1800 TL gibi bir rakam verilmiştir. Yayladere ilçesinde ise çalışanlarımız bugüne kadar hiçbir ücret almamıştır. Genç ilçesinde yine düşük bir promosyon anlaşması yapılmıştır. Bu ilçelerimizde yapılan promosyon anlaşmasının iptal edilerek yeniden ihaleye çıkılması konusunda yetkililerimizi göreve davet ediyoruz. Solhan ve Karlıova ilçelerimizde yeni yıl ile beraber yapılacak olan promosyon anlaşması için il merkezindeki tüm bankalara teklif verilmesini istiyoruz.

Günümüzde internet ağı gelişmiş olup hemen hemen herkes tarafından internet bankacılığı kullanılmaktadır. Dolayısı ile ilçede banka şubesinin olmaması herhangi bir engel teşkil etmeyecektir.

Eğitimden sorumlu Vali Yardımcımız, İlçe Kaymakamlarımız ve Milli Eğitim Müdürümüzün içinde olacağı bir çalışma grubu ile bu soruna ortak bir çözüm öneriyoruz. Bizler her türlü desteğe varız.

3-Eğitim bir bütündür ve bir ekip işidir. Tüm eğitim çalışanları bu ekibin vazgeçilmez bir parçasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm kurumlarda öğretmenlerimizin yanında farklı kadro ve unvanlarda tüm eğitim çalışanları eğitim öğretim süreçlerinin sorunsuz ve sıkıntısız geçmesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Durum böyle iken her yıl Eylül ayında verilen Eğitim Öğretim ödeneğinin en az 1 maaş tutarında olmasının yanı sıra, bunun tüm eğitim çalışanlarına verilmesi öncelikli taleplerimiz arasındadır.

Köy Okulunu Sıcak Bir Yuvaya Dönüştürdü Köy Okulunu Sıcak Bir Yuvaya Dönüştürdü

4- Türk Eğitim Sen olarak Sözleşmeli çalışma modeline hep karşı çıktık. Bu konuda defalarca yargıya başvurduk, eylem yaptık. En son Nimet Çubukçu’nun Bakanlığı döneminde bütün sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirildi. Artık kadrolu öğretmen ataması yapılacak diye beklerken her alım tekrar sözleşmeli şeklinde gerçekleşti.

Hükümetin Sözleşmeli çalışanların kadroya alınması ile ilgili bir çalışma yapacağı sözünü tekrar hatırlatıyoruz. Bu gerçekleştikten sonra bu modelden vaz geçilerek kadrolu atamalar ile öğretmen açığının kapatılmasını talep ediyoruz.

Kıymetli katılımcılar, Basın bildirimize Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün  "Eğitimdir ki bir milleti; ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.” Sözleri ile son verirken; Türk Milleti’ni özgür, bağımsız ve muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak yeni nesillerin öğretmenlerin eseri olacağını bir kez daha vurguluyor,

Öğretmene, eğitim çalışanlarına verilen değerin, eğitime ve ülkenin yarınlarına verilen değer olduğunu da bir kez daha ifade ediyoruz. Katılımınız için hepinize teşekkür ederim. (Haber Merkezi)