MD PRESTİJ DERGİSİ ÖZEL RÖPORTAJ

200 Metrelik Türk Bayrağıyla Yürüdüler 200 Metrelik Türk Bayrağıyla Yürüdüler

ÜMİT DURSUN KİMDİR? KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ?

1994 doğumlu Bingöl doğumluyum. Çok küçük yaşlarda babamın döner salonunda ona yardımcı olabilmek amacıyla bir anda kendimi iş hayatının içerisinde buldum. İş hayatında yaşamış olduğum zorluklar ve imkânsızlıklar beni daha büyük hayaller kurmaya sevk etti. Zorluklardan kastım evin büyüğü olma hasebiyle hayatın bana yüklemiş olduğu sorumluluktu. Çok küçük yaşlarda girmek zorunda kaldığım İş hayatında karşılaşmış olduğum kriz anlarını büyük bir inançla lehime çevirmeye çalışmanın mücadelesini verdim. Bu gün ise Ümit Dursun yemek[ampersand]catering ismi altında Bingöl ve çeşitli illerde 30 kişilik personelimizle yemek hizmeti sunmaktayız. Aynı zamanda Otomotiv, Emlak ve İnşaat sektörlerinde de hizmet vermekteyiz.

2 (2)-2

HER BAŞARININ BİR HİKÂYESİ VARDİR. BİNGÖL’DE YEMEK SEKTÖRÜNDE ÜMİT DURSUN YEMEK[ampersand]CATERİNG MARKASIYLA ÖNCÜ BİR FİRMASINIZ. SİZİN HİKAYENİZ NEDİR?

Bir önceki sorunun cevabında bahsettiğim gibi çok küçük yaslarda başladı benim hikayem. Küçük yaşlarda başladığı için de siz de takdir edersiniz ki uzun ve tecrübe dolu bir hikayem var. 20 metrekarelik döner salonumuzda babama yardımcı olmak amacıyla babamın kesmiş olduğu dönerleri müşterilere servis etmekle çalışmaya başladım. Okul ve iş hayatını küçük yaşlarda birlikte yürütmek zor olsa da, babamın iş yükünün hafifliğinin ona kattığı tebessümü görmek de beni ziyadesiyle mutlu ediyordu ve bu durum beni ikisini bir arada yürütmeye büyük bir heyecanla sevk ediyordu. Akabinde vatani görevimi yapmak üzere askerlik dönemim başladı. Askerde yemek hizmeti sunan özel şirketleri görünce bu durum beni farklı ve daha büyük düşüncelere kanalize etti. Yemek hizmeti sunan şirketlerle diyalog kurmaya başladım. Çalışma sistemlerini sorgulayıp Bingöl’de bu sistemi nasıl kurabilirimin sorusuna cevaplar bulmaya çalışırken, sürekli düşünmeye ve araştırmaya başladım. Askerliğimi tamamlayıp memleketime döndüğümde babama bu işi büyütmeye karar verdiğimi anlattım. Ve bu süreci araştırırken edinmiş olduğum tüm bilgileri babama anlatarak 2016 yılında Ümit Dursun Yemek[ampersand]Catering Ltd. Sti. şirketini kurdum. Ve şu anda 2 imalathanem 6 dağıtım aracımız ve 30 personelimizle resmi ve özel kurumlara yemek sektöründe hizmet sunuyoruz. başarımın en büyük sırlarından biri ailemin bana güvenerek vermiş olduğu manevi destektir. Bu hizmeti sunmaya başlarken hizmet sektöründe faaliyet yürüttüğümün bilincinde olarak hareket etmeyi kendime ilke olarak edindim. Bu sebepten her basarinin temeli olduğuna inandığım kaliteli hizmet sunmaktan hiç ödün vermemeye özen gösterdim. Ve bu hizmet anlayışını sadece kendim için değil çalışanlarım için de olmazsa olmaz ilkelerden biri haline getirmeye özen gösterdiğimi belirtmek isterim. Bu anlayış imalathanelerimde duvarda yer alan ve bizim kuruluş felsefemiz olan bir cümleyi keşfetmemize sebebiyet verdi. “Yemediğimi Asla Yedirmem” anlayışı bize bu gün Bingöl’de 4 bin, diğer illerde 10 bin kişiye yemek hizmeti sunma yolunu açmıştır. Çünkü bu felsefe sunmuş olduğumuz hizmetin kalitesini arttırmaya ve bizi de dürüstlük içerisinde hareket etmeye itmiştir.

2 (4)-2

SANIRIM AYNI ZAMANDA BİNGÖL DEVA PARTİSİ KADROSUNDASINIZ. HEM İŞ HEM SİYASET YORUCU OLMUYOR MU?

Evet yorucu oluyor tâbi. Ama ülkem adına faydalı bir birey olarak çalışma arzusu beni siyasete itti. Çünkü bir iş insanı olarak ekonomide yaratılan sorunların toplumsal sorunlara ne derece sebep olduğunu yaşadığım coğrafyada görünce bir şeyler yapmam gerektiğini düşünmeye başlarken; çok genç yaşta siyasete atılarak ülkemize ciddi manada faydalı olduğuna ve ilerleyen yıllarda nice faydalar sağlayacağına inandığım Sayın Ali Babacan’ın liderliğinde kurulan Deva Partisine katılım kararı aldım. Ben siyasette ve ticarette de ilkeleri baz alarak dürüst söylemlere ve davranışlara önem veren biriyim. Bunu ticarette dürüst olduğun zaman ve ilkeli davrandığın zaman, hep kazanan tarafta yer alınacağını görünce(bu kazançların kısa vadede olmasa da uzun vadede kendini göstereceğine şüphem yoktur.) Dürüst bir insan olarak gördüğüm ve ilkeli olduğuna inandığım Sayın Ali Babacan’ın kadrosunun içinde yer alarak hemşehrilerim ve ülkem için faydalı işler yapma fırsatını kazanmayı reddedemezdim herhalde :). Mahfuz Bey, siyasete girmemin bana kattığı en büyük avantajlardan biri ne, biliyor musunuz? Yaptığımız saha çalışmalarında toplumun tüm kesimine iniyorsunuz, herkese her insana dokunma, onların yaşadıkları acılara ve mutluluklara ortak olma fırsatı yakalıyorsunuz ve bu durum sizi bencillikten uzak tutup, zamanla sadece kendinizi ve ailenizi değil; tüm toplumu her kesimiyle düşünmeye başlıyorsunuz. Ve ben bu şansı yakaladığım için kendimi çok şanslı adlediyorum.

2 (5)-2

YAŞINIZ ÇOK GENÇ VE BU YAŞTA BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATTINIZ. BU DURUM SİZE NE HİSSETTİRİYOR?

Teveccüh ediyorsunuz, burada mütevazı olmak zorunda olduğumu düşünüyorum (karşılıklı gülüşmeler). Çünkü bu şehirde yaşayan birçok gencimizin benden kat be kat daha büyük başarılara imza attığını görüyorum. Ve buradan sizin aracılığınızla bu çeşit başarılara imza atmış genç kardeşlerimi de tebrik etmek isterim. Ben mutluluk hissediyorum tabi. Ama beni en çok mutlu eden duygumu ifade etmek istiyorum burada. Ben yanımda istihdam ettiğim yaklaşık 30 personelimin maaş günlerinde maaşlarını verdiğim gün “İyi ki yapmışım, iyi ki mücadele etmişim, iyi ki hayal kurmuşum...” gibi duyguları ifade etmeme inanın kelimeler yetmiyor. Eminim bu hissi bütün işverenler hissediyordur. Lakin benim tek motive kaynağım ve beni daha büyük hayallere sevk eden temel faktörün bu olduğunu belirtmek isterim. Evet para kazanmak için girdim bu sektöre, aileme ve kendime daha yaşanılabilir bir hayat kurmak için bu tür riskleri aldım ama İnanın mahfuz bey süreç ilerledikçe, maddi kazancın hiçbir ehemmiyet kazanmadığını görüyorsunuz. Size mutluluğu sağlayan faktörlerin yer değiştirdiğini görüyorsunuz. Öncelikleriniz değişiyor ve benimde değişti diyebilirim. Nedir diye sorarsanız? Daha fazla kazanç elde etmek değil de daha fazla insana dokunmak ve onları başarıma ortak etmek ve bu sayede onları da mutlu etmek. Tabi burada yol arkadaşlarımdan bahsediyorum. Çünkü ben onlara çalışanlarım diye değil, yol arkadaşlarım diye hitap edip bu durumu onlara da hissettirmeye özen gösteriyorum.

SON OLARAK SİZİN GİBİ BİR ÇOK GENÇ VAR ŞEHRİMİZDE ONLARA BAŞARININ YOLUNU VE YÖNTEMİNİ TARİF EDER MİSİNİZ?

Ben buradan gençlerimize sadece ama sadece hayal kurmalarını ve hayallerinin peşinden gitmeyi tavsiye ederim. Hayatta karşılaşacağımız zorlu durumları, bir sınavda karşınıza çıkan zor bir matematik sorusuna benzetiyorum ben. Sorunun üzerine gitmek gerekir kanaatini ve inancı içerisinde oldum hep. Çünkü gençlerimizin ve ülkemizin insanının gerçekten çok zeki olduğunu düşünüyorum. Zekâ ile çalışmayı bir araya getirebilirsek inanın başarı kaçınılmaz bir son olur hepimiz için. Karşılaşacağı sorunlar karşısında asla ama asla pes etmemelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü “Hiç bir başarıya çiçekli yoldan gidilmez”. Size de bize kendimizi anlatma ve yaşadığımız şehrimiz hakkında duygu ve düşüncelerimizi anlatma ve dile getirme fırsatı tanıdığınız için teşekkür ederim. Saygılar...

2 (3)-2