Azerbaycan Cumhuriyeti Medya ve Yayın Konseyi, son günlerde Türkiye medyasında, özellikle sosyal medyada, hukuki, diplomatik ve etik sınırlarla bağdaşmayan; Azerbaycan-Türkiye kardeşlik ilişkilerine zarar vermeyi ve kamuoyunda bu ilişkilere yönelik olumsuz bir algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımların, asılsız ve taraflı iddiaların yaygınlaşması üzerine “Endişeliyiz” başlıklı bir açıklama yayımladı.

“Üzücü ve kabul edilemez”

Açıklamada, iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerin yüksek düzeyi ve karşılıklı güven ortamı göz önünde bulundurulduğunda, Azerbaycan’a yönelik karalama kampanyalarının kısa aralıklarla süreklilik kazanmasının, taraflı iddiaların ve dezenformasyonun rahatlıkla yayılmasının ve bunlara karşı hiçbir önlem alınmamasının “üzücü ve kabul edilemez” bir durum olarak değerlendirildiği belirtildi.

“Koordineli bir kampanya”

Söz konusu paylaşımların, münferit kişilerin rastlantısal girişimleri değil; belirli bir koordinasyon ve ortak yaklaşım çerçevesinde yürütülen, belli çevreler tarafından yönetilen, belirli bir amaca yönelik kampanyanın parçası olduğu vurgulandı. Bu tür eylemlerin, hukuki ve etik sınırlarla bağdaşmamanın yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına da aykırı olduğu ifade edildi.

Kadim Aşiretler Federasyonu’ndan “Terörsüz Türkiye” Çalıştayı: 10 Maddelik Sonuç Bildirgesi
Kadim Aşiretler Federasyonu’ndan “Terörsüz Türkiye” Çalıştayı: 10 Maddelik Sonuç Bildirgesi
İçeriği Görüntüle

“Gerekli hassasiyet gösterilmeli”

Açıklamada, “Diğer benzer durumlarda olduğu gibi, Azerbaycan söz konusu olduğunda da gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve mevzuatın gereğinin yerine getirilmesi gerektiği kanaatindeyiz” denildi. Azerbaycan tarafının, Türkiye medyasında ve sosyal medyada yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ettiği belirtilerek, mevzuatta öngörülen ilgili tedbirlerin alınması ve karalama kampanyasının organizatörlerinin ve uygulayıcılarının ülkeye girişlerinin kısıtlanması seçeneğinin değerlendirilmesinin ihtimal dışı olmadığı kaydedildi.

“Somut adımlar bekleniyor”

Kamuoyunun, iki devlet ve halk arasında oluşmuş tarihî, siyasi ve manevi bağlara, karşılıklı güvene ve stratejik müttefikliğe zarar vermek isteyenlere meydan verilmesini kabul edilemez bulduğu ve bu tür girişimlerin önlenmesi için somut adımlar atılmasını beklediği vurgulandı.