Doğu Anadolu’nun yükselen şehirlerinden Bingöl, son yıllarda yalnızca hayata geçirilen yatırımlarla değil; huzur, güven ve kalkınma odaklı yönetim anlayışıyla da dikkat çekiyor. Göreve başladığı ilk günden itibaren vatandaşla güçlü bir iletişim kuran, devletin şefkatini ve hizmet anlayışını toplumun her kesimine ulaştırmayı hedefleyen Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, sahaya yakın duruşu ve çözüm odaklı yönetim anlayışıyla şehrin gelişimine önemli katkılar sunuyor.
Kamu kurumları arasındaki koordinasyonu güçlendiren, yatırım ve hizmet odaklı çalışmalarıyla Bingöl’ün sahip olduğu potansiyeli harekete geçirmeyi amaçlayan Vali Cahit Çelik; eğitimden sağlığa, güvenlikten kırsal kalkınmaya, turizmden gençlik projelerine kadar birçok alanda yürütülen çalışmaları titizlikle takip ediyor. Devlet-millet bütünleşmesini esas alan bu anlayış, Bingöl’ün geleceğine duyulan güveni her geçen gün daha da pekiştiriyor.
MD Prestij Dergisi olarak gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda Vali Cahit Çelik; Bingöl’ün geleceğine ilişkin hedeflerini, yatırım vizyonunu, devam eden projeleri ve şehre dair değerlendirmelerini samimi açıklamalarla okuyucularımızla paylaştı.
İşte Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik ile yapılan röportajın tamamı:
Sayın Valim, öncelikle yeni görevinizin hayırlı olmasını diliyoruz. Okuyucularımız için sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1976 Yılında Ağrı’nın Patnos ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise eğitimlerimi Patnos’ta, lisans eğitimimi ise 1999 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tamamladım.
2000 yılında Erzurum’da kaymakam adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine başladım. Aynı yıl, Nottingham Üniversitesi Sosyoloji ve Sosyal Politika Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimimi tamamladım.
2003–2008 yılları arasında sırasıyla Ordu/Gülyalı, Artvin/Yusufeli ve Bingöl/Genç ilçelerinde Kaymakam olarak, 2008–2009 yılları arasında ise Giresun Vali Yardımcısı olarak görev yaptım.
2009–2011 yılları arasında Çankırı/Ilgaz Kaymakamı olarak görev yaptıktan sonra, 2011–2014 yılları arasında Texas Dallas Üniversitesi İktisadi, İdari ve Siyasi Bilimler Anabilim dalında doktora eğitimimi tamamladım.
Türkiye’ye döndükten sonra 2014-2018 yılları arasında Hatay’ın Samandağ ilçesinde kaymakam olarak, 2018–2021 arasında İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığında Mülkiye Müfettişi olarak, 2021-2023 tarihleri arasında da Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri olarak çalıştım.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Ağustos 2023-Ocak 2026 yılları arasında Niğde Valisi olarak görev yaptım. 06 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesiyle de 21.01.2026 tarihinden itibaren Bingöl Valisi olarak çalışmaktayım.
Evli ve üç çocuk babasıyım.
Bingöl’e atandığınız ilk günden bu yana şehre dair ilk izlenimleriniz nelerdir?
Şehrimizin en çok dikkatimi çeken yönü, insanımızın samimiyeti, sıcaklığı ve misafirperverliği oldu. Devletine bağlı, çalışkan ve gönlü zengin bir toplumsal yapıya sahip olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek isterim.
Bingöl, doğal güzellikleriyle adeta saklı bir hazine niteliğinde. Her ilçemizin kendine özgü doğal ve tarihî değerleri bulunuyor. Özellikle kış turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olan tesislerimiz ve sağlık turizmi alanında öne çıkan imkânlarımız, ilimizin gelişiminde önemli bir rol oynayabilecek nitelikte. Bunun yanında tarım ve hayvancılık alanında güçlü bir altyapıya ve daha da geliştirilebilecek ciddi bir potansiyele sahibiz.
Asayiş ve güvenlik noktasında ise Bingöl’ün huzur şehri kimliği bizim için son derece kıymetlidir. Vatandaşlarımızın güven içerisinde yaşamlarını sürdürmeleri temel önceliğimizdir.
Ayrıca gençlerimizin ve hemşehrilerimizin spora olan ilgisi dikkat çekicidir. Bu dinamizm, şehrimizin sosyal ve kültürel gelişimine önemli katkı sağlamaktadır.
Tüm bu özellikleriyle Bingöl’ün her yönüyle gelişmeye açık, yarınları çok daha güçlü olabilecek bir şehir olduğuna inanıyorum.
Bingöl’ün en güçlü yönü sizce nedir?
Bana göre Bingöl’ün en güçlü yönü, sahip olduğu potansiyeli insanıyla birlikte harekete geçirebilme kabiliyetidir. Topyekûn sahiplenme ruhu ve ortak hedefler doğrultusunda kenetlenebilme iradesi bu şehrin alamet-i farikasıdır.
Coğrafi olarak yolların kesiştiği stratejik bir noktada bulunması; kara, demir ve havayolu ulaşım imkânlarıyla erişilebilirliğinin yüksek olması, ilimizi bölgesel anlamda önemli bir merkez hâline getirmektedir.
Bunun yanında gelişen sanayimiz ve Bingöl’ü cazip görerek yatırımlarını ilimize taşıyan girişimcilerimiz şehrin ekonomisini güçlendirmektedir. Özellikle il dışında yaşayan iş insanı hemşehrilerimizin taşıdıkları aidiyet duygusu ve “taş üstüne taş koyma” gayretleri şehrimiz adına büyük bir avantajdır.
Bingöl aynı zamanda dört mevsim ayrı bir güzelliğe sahip doğal zenginlikleri, kendine özgü kültür dünyası ve güçlü toplumsal yapısıyla bir cazibe merkezidir.
En önemlisi de Bingöl’de Devlet-Millet bütünlüğünün güçlü olmasıdır. İnsanlarımız barış ve huzur içinde, kardeşlik duygusunu önceleyerek yaşamayı temel bir değer olarak benimsemiştir. Bu birlik ve beraberlik ruhu, şehrimizin en büyük gücüdür.
Ayrıca, Bingöllü bir hemşehrimiz olan Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın ülkemizin yönetiminde üstlendiği önemli görevler ve ilimize her daim ve her konuda gösterdiği yakın ilgi, himaye ve destekleri de Bingöl açısından çok önemli bir fırsattır. Bu fırsatı görev süremiz içerisinde şehrimizin menfaatleri için optimum düzeyde kullanmaya çalışacağız.
Kırsal kalkınma ve köy altyapıları konusunda nasıl bir yol haritası öngörüyorsunuz?
Kırsal kalkınmayı Bingöl’ün sürdürülebilir büyümesinin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. İl nüfusumuzun önemli bir kısmı kırsalda yaşıyor ve tarım-hayvancılık başta olmak üzere üretim odaklı bir ekonomik yapı söz konusu. Bu nedenle yol haritamızı üç ana eksen üzerine inşa ediyoruz: altyapının güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve kırsalda yaşam kalitesinin yükseltilmesi.
Öncelikle altyapı alanında; köy yollarımızın standardının yükseltilmesi, içme suyu ve kanalizasyon projelerinin tamamlanması, sulama altyapısının modernizasyonu ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Özellikle kapalı sistem sulama projeleriyle su verimliliğini artırmayı, tarımsal üretimde birim alandan alınan verimi yükseltmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında dijital altyapının güçlendirilmesi, internet erişiminin yaygınlaştırılması da kırsalın dönüşümünde kritik öneme sahip.
İkinci olarak üretim boyutunda; küçük aile işletmelerinin güçlendirilmesi, hayvancılıkta verimliliğin artırılması, soğuk zincir ve depolama kapasitesinin geliştirilmesi, markalaşma ve kooperatifleşmenin teşvik edilmesi üzerinde duruyoruz. Bingöl’ün mera varlığı ve doğal yapısı, özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık açısından önemli bir avantaj sunuyor. Bu potansiyeli modern üretim teknikleriyle buluşturmayı hedefliyoruz.
Ayrıca yayla turizmi ve doğa temelli diğer ekonomik faaliyetleri de alternatif gelir kaynakları olarak değerlendiriyoruz. Her ilçemizin kendine özgü doğal ve kültürel değerlerini ekonomik katma değere dönüştürebilecek projeleri destekliyoruz.
Üçüncü eksen ise sosyal altyapıdır. Eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve gençlik yatırımlarının kırsalda erişilebilirliğini artırmak; vatandaşlarımızın kendi köyünde, kendi toprağında huzur ve güven içinde yaşamını sürdürebileceği bir ortam oluşturmak temel hedefimizdir. Kırsaldan kente göçü azaltmanın yolu, kırsalda yaşamı cazip ve sürdürülebilir kılmaktan geçmektedir.
Tüm bu çalışmaları ilgili bakanlıklarımızın destekleri, yerel yönetimlerimiz, özel idaremiz ve üretici birliklerimizle koordinasyon içinde yürüteceğiz. Amacımız; Bingöl kırsalını sadece desteklenen bir alan olmaktan çıkarıp, üreten, katma değer oluşturan ve kendi dinamizmiyle büyüyen bir yapıya kavuşturmaktır.
Yatırımcıları Bingöl’e çekmek adına nasıl bir strateji izlenecek?
Yatırımcıları Bingöl’e çekme stratejimizi üç temel sütun üzerine kuruyoruz: teşvik avantajlarının etkin tanıtımı, yatırım süreçlerinde güçlü kamu desteği ve güven veren bir yatırım iklimi.
Öncelikle Bingöl, yatırım teşvik sistemi kapsamında 6. Bölge illeri arasında yer almaktadır. Bu durum; vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, gelir vergisi stopajı desteği, faiz/kâr payı desteği, yatırım yeri tahsisi gibi oldukça cazip teşvik unsurlarını beraberinde getirmektedir. Özellikle üretim ve istihdam odaklı yatırımlar açısından bu destekler önemli bir rekabet avantajı sunmaktadır. Amacımız, bu avantajları hem Bingöllü olup il dışında yaşayan iş insanlarımıza hem de ulusal ve uluslararası yatırımcılara doğru ve etkili şekilde anlatmaktır.
İkinci olarak, yatırımcımızın karşılaştığı bürokratik süreçleri kolaylaştırmak en temel önceliğimizdir. Valilik olarak yatırımın her aşamasında (yer tahsisinden ruhsat süreçlerine, kurumlar arası koordinasyondan altyapı ihtiyaçlarına kadar) çözüm odaklı ve hızlandırıcı bir yaklaşım sergiliyoruz. Yatırımcılarımızın “sorunla karşılaşan” değil, “çözüm bulan” bir idare anlayışıyla muhatap olmalarını önemsiyoruz.
Üçüncü olarak; bizim referansımız mevcut yatırımcılarımızdır. İlimizde faaliyet gösteren yatırımcılarımızın Valiliğimizden gördükleri yakın ilgi, hızlı iletişim ve çözüm odaklı yaklaşım, bizim için en güçlü tanıtım unsurudur. Yatırım ortamında güven ve öngörülebilirlik esastır; biz de bu güveni kurumsal bir refleks hâline getirmeye gayret ediyoruz.
Ayrıca özellikle il dışında yaşayan ve farklı sektörlerde önemli başarılara imza atmış Bingöllü iş insanlarımızın memleketlerine yatırım yapma yönündeki isteklerini çok kıymetli buluyoruz. Onların birikimi, tecrübesi ve sermayesiyle Bingöl’ün genç ve dinamik insan kaynağını buluşturmak istiyoruz.
Deprem kuşağında yer alan bir il olarak afet hazırlıkları konusunda hangi adımlar atılacak?
Bingöl, aktif fay hatları üzerinde yer alan ve geçmişte yıkıcı depremler yaşamış bir ilimiz. Bu gerçeği göz ardı etmeden, hazırlıklarımızı afet öncesi, afet anı ve afet sonrası olmak üzere üç aşamalı bir planlama çerçevesinde yürütüyoruz.
Öncelikle afet öncesi hazırlıklarımız kapsamında; risk analizleri güncellenmekte, toplanma alanları ve geçici barınma sahaları yeniden gözden geçirilmekte ve çadırkent alanlarımız genişletilmektedir. Olası bir afet durumunda hızlı barınma ihtiyacını karşılayabilmek adına konteyner kent kurulumu için uygun alanların altyapı hazırlıkları yapılmaktadır. Lojistik depolarımızdaki çadır, battaniye, gıda ve temel yaşam malzemeleri stokları düzenli olarak güncellenmektedir.
Afet anına yönelik hazırlıklarımızda ise koordinasyon büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda AFAD İl Müdürlüğümüzde, İl Risk Azaltma Planı (İRAP) toplantıları Valimiz başkanlığında düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Ayrıca AFAD, UMKE ve ilgili sivil toplum kuruluşlarımızın katılımıyla periyodik deprem tatbikatları yapılmakta; kurumlarımızın refleksleri canlı tutulmaktadır.
Afet sonrası sürece ilişkin olarak da barınma, beslenme, sağlık ve psikososyal destek planlamaları hazır durumdadır. Kamu kurumlarımız ile yerel yönetimler arasında görev paylaşımı netleştirilmiş, kriz anında tek merkezden ve hızlı karar alma mekanizması oluşturulmuştur.
Ayrıca gönüllülük kapasitemizi artırmak amacıyla vatandaşlarımızla bilinçlendirme toplantıları, eğitim programları ve saha etkinlikleri düzenlemekteyiz. Afet yönetiminde toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi en önemli önceliklerimizdendir.
Deprem konusunun önceliğimiz olduğunu bu vesileyle bir kez daha paylaşmak istiyorum. Nitekim göreve başlamamın hemen ardından ilk ziyaretimi AFAD İl Müdürlüğümüze gerçekleştirmem de afetlere hazırlık konusundaki hassasiyetimizin açık bir göstergesidir.
Afet olduktan sonra müdahale eden değil; afet olmadan önce hazırlanan ve riskleri azaltan bir anlayışla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Güvenlik ve huzur ortamının korunması konusunda öncelikleriniz nelerdir?
Bingöl, bugün bir huzur şehri olarak anılıyorsa, güvenlik güçlerimizin fedakâr çalışmaları ve vatandaşlarımızın sağduyulu duruşu sayesinde mümkün olmuştur. Bizim önceliğimiz, mevcut huzur ve güven ortamını daha da güçlendirerek ilimizin en ücra köyüne, mezrasına kadar aynı güven iklimini hissettirmektir.
Bu doğrultuda, İl Emniyet Müdürlüğümüz ve İl Jandarma Komutanlığımız ile tam bir koordinasyon ve uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehir merkeziyle kırsal arasında hiçbir fark gözetmeksizin, önleyici güvenlik anlayışını esas alıyoruz. Amacımız sadece olaylara müdahale eden değil, riskleri önceden tespit ederek bertaraf eden bir güvenlik yaklaşımını kalıcı hale getirmektir.
Bu noktada en önemli kırmızı çizgilerimizden biri uyuşturucu ile mücadeledir. Uyuşturucu; aile yapısını sarsan, gençlerimizin geleceğini tehdit eden ve toplumsal huzuru zedeleyen en büyük tehlikelerden biridir. Zehir tacirlerine karşı sıfır tolerans anlayışıyla hareket edeceğiz. Hem arzla hem de taleple mücadeleyi eş zamanlı yürüterek; güvenlik operasyonlarının yanı sıra eğitim, bilinçlendirme ve sosyal destek mekanizmalarını da devreye alacağız.
Gençlerimizin enerjisini sporla, eğitimle, kültürle ve üretimle buluşturmak; onları kötü alışkanlıklardan uzak tutmanın en güçlü yoludur. Bu nedenle ilgili tüm kurumlarımızla birlikte koruyucu ve önleyici projeleri artıracağız.
Bizim için güvenlik sadece asayiş meselesi değil; aynı zamanda bir gelecek meselesidir. Çocuklarımızın yarınlarını karartan hiçbir yapıya ve tehdide müsamaha etmeyeceğiz. Bingöl’ün huzurunu korumak ve güçlendirmek adına kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
Sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle iş birliği konusunda nasıl bir yaklaşım sergileyeceksiniz?
Bingöl’ün gelişimini ve huzurunu kalıcı kılmanın yolu, ortak aklı ve istişare kültürünü güçlü tutmaktan geçmektedir. Biz yönetim anlayışımızda tek taraflı karar mekanizmaları yerine, katılımcı ve kapsayıcı bir yaklaşımı esas alıyoruz.
Sivil toplum kuruluşlarımızı ve kanaat önderlerimizi yalnızca dinlenen taraflar olarak değil; şehrimizin sorunlarının çözümünde yakın paydaşlarımız ve çözüm ortaklarımız olarak görüyoruz. Çünkü sahadaki gerçekliği en iyi bilen, toplumun nabzını en doğru şekilde tutan yapılar STK’larımız ve toplumda karşılığı olan kanaat önderlerimizdir.
Bu anlayışla kapımız da gönlümüz de her zaman açık olacaktır. Sadece makamda oturan değil; sokakta olan, vatandaşımızın arasında bulunan, esnafımızı ziyaret eden, köylerimize ve mezralarımıza kadar ulaşan bir yönetim anlayışını sürdüreceğiz. Sorunları yerinde dinleyecek, talepleri doğrudan muhataplarından alacak ve çözüm süreçlerini birlikte şekillendireceğiz.
Düzenli istişare toplantıları, tematik çalıştaylar ve saha buluşmalarıyla iletişim kanallarını sürekli açık tutacağız. Şehrin her kesiminin görüşünün karar süreçlerine yansıdığı bir yönetim modeli oluşturmak temel hedefimizdir. Birlikte konuşacak, birlikte karar alacak ve birlikte başaracağız.
Şeffaf ve ulaşılabilir bir yönetim anlayışı konusunda vatandaşlara ne söylemek istersiniz?
Kamu yönetimindeki temel ilkemiz; şeffaflık, erişilebilirlik ve hesap verebilirliktir. Bizler makamları mesafe koymak için değil, millete daha hızlı ve etkin hizmet etmek için bir araç olarak görüyoruz.
Görev anlayışımız; halkla iç içe, vatandaşa dokunan ve sahada olan bir yönetim anlayışıdır. Hafta içi ya da hafta sonu, gece ya da gündüz ayrımı yapmaksızın; vatandaşımızın derdiyle dertlenen, talebini yerinde dinleyen ve çözümü en kısa sürede üretmeye çalışan bir anlayışla hareket ediyoruz.
Valilik kapılarımız da iletişim kanallarımız da her zaman açık olacaktır. Vatandaşlarımızın talep, öneri ve eleştirilerini kıymetli birer geri bildirim olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki şeffaflık sadece bilgi paylaşmak değil; aynı zamanda güven inşa etmektir.
İlimizin imkânlarını, devletimizin sunduğu destekleri ve yürütülen projeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz. Kaynaklarımızı adil, etkin ve verimli bir biçimde kullanmak; kamu vicdanını rahatlatan bir yönetim sergilemek temel sorumluluğumuzdur.
Bizim anlayışımızda yönetim; vatandaşa rağmen değil, vatandaşla birlikte yürütülen bir hizmet yolculuğudur. Bingöl’de her bir hemşehrimizin devletin sıcaklığını hissettiği, ilgililere ulaşabildiği ve kurumlara güven duyduğu bir idare anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz.
“Nasıl bir Bingöl?” sorusuna sizin cevabınız nedir?
“Nasıl bir Bingöl?” sorusuna cevabım çok net: Potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarmış, güven ve huzur iklimini kalıcı hale getirmiş, üretimiyle, kültürüyle ve insanıyla örnek gösterilen bir Bingöl.
Deprem gerçeğiyle yaşayan ancak bu konuda önemli mesafeler almış; risklerini azaltmış, hazırlıklarını tamamlamış ve dayanıklı bir şehir kimliği kazanmış bir Bingöl hayal ediyoruz.
Devlet ve milletin el ele verdiği, birlik ruhunun güçlü olduğu, huzur ve istikrarla anılan bir Bingöl. Çünkü bir şehirde huzur varsa, yatırım vardır, üretim vardır, gelecek vardır.
Aynı zamanda sporla, gençliğiyle, kültürel etkinlikleriyle öne çıkan bir şehir… Bal ve film festivalleriyle, fuarlarıyla, tanıtım günleriyle adından söz ettiren; turizm potansiyelini harekete geçiren bir Bingöl. Doğal güzellikleri, tarihi mekânları ve termal zenginlikleriyle sadece bölgesinde değil, Türkiye’de ve uluslararası alanda bilinen bir destinasyon.
Tarım ve hayvancılığını güçlendirmiş, sanayisini geliştirmiş, farklı pazarlara açılmış, yabancı yatırımcıların cazibe merkezi haline gelmiş, istihdamda önemli mesafeler almış, gençlerine kendi memleketinde gelecek sunabilen bir Bingöl.
Meşe ağaçları ile öne çıkan orman varlığını doğa turizmi üzerinden gelir ve istihdama dönüştürmüş, meşe ağaçlarını kesmeden de meşe ağacı üzerinden kırsal kalkınma projeleri uygulayan bir Bingöl.
Gastronomi alanında da markalaşmış bir Bingöl. Avrupa’da ve Türkiye’de coğrafi işaret almış balıyla; tescilli ürünleri olan Yedisu kuru fasulyesi, Guldar domatesi, Sivan dut pekmezi ve Çobantaşı kavurmasıyla; Sorina Pel, löl ve Mastuva gibi lezzetleriyle tanınan bir Bingöl.
Ama en önemlisi; mutlu ve huzurlu insanları ile geleceğe umutla bakan bir Bingöl.
Bu röportaj aracılığıyla Bingöllü vatandaşlarımıza vermek istediğiniz mesaj nedir?
Bu vesilesiyle öncelikle şunu ifade etmek isterim: Devletimiz her zaman milletinin yanındadır ve Bingöl’de hiçbir vatandaşımız kendisini yalnız hissetmeyecektir.
Görevimizi bir makam sorumluluğundan öte, bir emanet bilinciyle yürütüyoruz. Bu şehirde yaşayan her bir hemşehrimizin huzuru, güvenliği ve refahı bizim için temel önceliktir. Kapımız da gönlümüz de her zaman açık olacaktır. Toplumun her kesiminden gelecek talepleri, önerileri ve eleştirileri kıymetli görüyoruz; çünkü bizler birlikte güçlüyüz.
Bingöl; güçlü insanıyla, kadim kültürüyle ve büyük potansiyeliyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ hedefine umutla yürüyen bir şehirdir. Bizler de bu potansiyeli açığa çıkarmak, gençlerimize daha fazla imkân sunmak, üretimi artırmak ve huzur iklimini daha da pekiştirmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.
Hemşehrilerimizden beklentimiz, birlik ve beraberlik ruhunu korumaları, şehrimizin değerlerine sahip çıkmaları ve ortak hedefler etrafında kenetlenmeleridir. Devlet-millet dayanışmasıyla aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur.
Tüm Bingöllü hemşehrilerime sağlık, huzur ve bereket diliyor; daima filli ve kavli dualarını beklediğimi belirterek en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.