“Buğday Zamanı”, Anadolu’nun suskunlukla örülü hayatlarını, kaybolan değerleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan insan hikâyelerini merkeze alan güçlü bir anlatı sunuyor. Roman, bir dağ köyünde mevsimlerle ölçülen zamanı; ekimle, biçimle, bekleyişle ve söylenmeyenlerle birlikte ele alıyor.
Yan hikâyelerle geçmişe açılan roman, kaybolan bir öküz, eksilen bir emek ve yarım kalan sözler üzerinden toprağın ve insanın ortak hafızasını anlatılıyor.
Romanın yayımlanması dolayısıyla bir açıklama yapan Abdullah Çelik, ortaokul yıllarında edindiği yazma tutkusunu ilk romanıyla taçlandırmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.
Çiçeği burnunda Yazar, romanda anlatılan olaylarla bir dönemin hafızasını yansıtmaya çalıştığını ifade ederek, “Ben yazarken, siz okurken o dönemi yaşayacaksınız.” dedi.
Anadolu’nun kadim topraklarında yaşların mevsimler ve doğal olaylarla ölçüldüğünü belirten Çelik, hikâyesinin harman zamanında geçmesi nedeniyle “Buğday Zamanı” adını verdiğini aktardı.
Meslek hayatı boyunca Bingöl’ün tanıtımına ve gelişimine katkı sunan sayısız haberlere imza attığını hatırlatan Çelik, “Bu hikâye ile sizi eski Çolig’e götürüyorum. Kiminiz kendini, kiminiz atalarını görme hissi yaşayacak. İlk eserim olduğu için çok heyecanlıyım. Bu vesile ile Buğday Zamanı’nın yazılmasında ve basımında maddi ve manevi katkı sunanlara şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Gazetecilikten edebiyata uzanan bu yolculukta Abdullah Çelik, “Buğday Zamanı” ile okuru yalnızca bir hikâyeye değil, geçmişin izlerini taşıyan ortak bir hafızaya davet ediyor. Buğday Zamanı, Bingöl’deki seçkin kırtasiyelerden ve tüm dijital satış platformlarından temin edilebiliyor.

