GÜNDEM

AŞAV Bingöl Şube Başkanı Tan'dan "Barış Yürüyüşü" Çağrısına Tepki

Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları (AŞAV) Bingöl Şube Başkanı Naim Tan, DEM Parti Bingöl İl Başkanlığı tarafından “Barış İçin Adım At” temasıyla duyurulan yürüyüş çağrısına tepki gösterdi. Tan, "Bugün 'barış' adı altında yapılan çağrıların samimiyeti sorgulanacaktır. Gerçek bir barış iradesi, öncelikle teröre karşı açık, net ve tartışmasız bir duruş göstermeyi gerektirir" dedi.

Abone Ol

DEM Parti Bingöl İl Başkanlığı tarafından yapılacağı duyurulan yürüyüş çağrısını hassasiyetle takip ettiklerini belirten AŞAV Bingöl Şube Başkanı Naim Tan, şu ifadeleri kullandı:

"Hiç kimse unutmasın ki; bu aziz vatanın toprağı, sıradan bir coğrafyanın adı değildir. Bu topraklar; şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gazilerimizin fedakârlığıyla korunmuş, anaların gözyaşıyla yoğrulmuş mukaddes bir emanettir. Bu millet, terörün karanlığına on yıllarca bedel ödemiş; evlatlarını toprağa vermiş, ocaklarına ateş düşmüş ama devletinden ve bayrağından asla vazgeçmemiştir."

"TERÖRE 'DUR' DİYEMEYENLERİN ÇAĞRILARI SORGULANACAK"

Terör örgütüne bir kez olsun tereddütsüz şekilde "Silahı bırakın, bu millete daha fazla acı yaşatmayın" diyemeyenlerin, sokakları "barış" söylemleriyle doldurma çabasının kamu vicdanında haklı soru işaretleri oluşturduğunu vurgulayan Tan, şöyle devam etti:

"Devletimiz, terörün tamamen sona ermesi adına bugüne kadar büyük mücadeleler vermiş, ağır bedeller ödemiş ve milletimizin huzuru için her türlü fedakârlığı ortaya koymuştur. Aziz milletimiz de, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz de bu uğurda nice acıları sabırla sineye çekmiştir. Ancak hiç kimse bu sabrı zafiyet sanmasın, hiç kimse milletimizin vakarını ve hassasiyetlerini sınamaya kalkmasın."

"BARIŞ, SOKAKLARDA SLOGAN ATMAKLA DEĞİL, TERÖRE MESAFE KOYMAKLA MÜMKÜNDÜR"

Tan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Bizler biliyoruz ki; barış, sokaklarda slogan atmakla değil, teröre mesafe koymakla mümkündür. Barış; samimiyet ister, cesaret ister, milletin acısına saygı ister. Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğüne kayıtsız şartsız bağlılık göstermeyen hiçbir söylem, milletimizin ne vicdanında ne de hafızasında karşılık bulacaktır.

Bu nedenle, toplumsal hassasiyetleri provoke etmeye açık her türlü eylem ve söylemin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor; milletimizin huzurunu, devletimizin bekasını ve aziz şehitlerimizin emanetini her şart altında savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz."