Doğu Anadolu Bölgesi’nde Yukarı Fırat bölümünde yer alan, oldukça zengin kültürel geçmişe sahip olan Bingöl ilimiz topraklarında pek çok uygarlığın izlerine rastlamak mümkündür. MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inen zengin tarihsel geçmişiyle Bingöl ve çevresi;  Urartular, Asurlar, Hititler, Persler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi birçok devletin hâkimiyet alanı içerisinde yer almasından dolayı tarih kokan bir coğrafyaya sahiptir.

Bingöl’de bulunan 3 tarihi cami ibadete açıkken, 1’i cami ise baraj nedeniyle sulara gömüldü.

İŞTE BİNGÖLDEKİ TARİHİ CAMİLER

1-İSFAHAN (BEY) CAMİİ
Kare şeklindedir, yaklaşık 15,6x15,6 m boyutlarındadır. Orijinal caminin önceden yıkılmış, 1918 yılında esaslı bir onarımla günümüzdeki, kırma çatılı ve sac kaplamalı yeni cami yapılmıştır. Minaresi orijinaldir ve minarenin oturduğu kaide de kare planlıdır. Minare kaidesinden yuvarlak planlı gövdeye geçiş pahlıdır. 1971 depreminde minare gövdesinin üst kısmı yıkılmış olup ayakta kalan kısmında da çatlaklar vardır. Doğu ve batı cephesindeki iki kapıdan doğudakinin üzerine yerleştirilmiş olan eski camiye ait kitabede H.1293 tarihi okunmaktadır. Pencere, kapı ve köşe taşları düzgün kesme taştan, beden duvarları ise yontulmuş moloz taşlardan örülmüştür.

2-BAĞLARPINARI KÖYÜ CAMİİ
Tek nişli (girintili) bir köy çeşmesidir. Düzgün kesme taştandır. Yuvarlağa yakın sivri kemerlidir. Kitabesi yoktur.Saçak kısmı düz profilli iken bir kısmı bitişiğindeki evin taban kısmından dolayı kaldırılmış ve beton kalıp dökülmüştür. Çeşme alınlık duvarı eğimli arazi boyunca uzatılmıştır. Maşrapalık olarak, kemerli niş içerisinde küçük dikdörtgen bir niş bulunmaktadır. Bunun alt kısmındaki, su akışını sağlayan dışa çıkıntılı kesme taş oluğun her iki yanında, su almayı kolaylaştırmak için sal taşlarla karşılıklı taş sekiler yerleştirilmiştir. Yüksekliği yaklaşık 3 m, uzunluğu yaklaşık 9,5 m.dir. Hayvanların girişini engellemek için ön kısmına demir bir korkuluk yapılmıştır.
3-BALABANBEY CAMİİ
Kiğı ilçe merkezinin Eski Ermeni Mahallesi denilen kuzey tarafındadır. Günümüze ulaşan tarihi eserler içinde en eskisidir. Vakfiye kayıtlarında ismi Cami-i Kebir olarak geçmektedir. Kapısı üzerindeki üç satırlık kitabede yapım tarihinin M. 1402 yılı olduğu yazılıdır. Caminin Akkoyunlu Fahrettin Kutluk Bey'in oğlu Bayındır Han evladından İbrahim Bey’in oğlu Pir Ali Bey tarafından Hicri 700 tarihinde inşa ettirildiği de söylenmektedir ii. Ayrı bir kayıtta ise, bilahare yıkılan minarenin, Hacı Hasan tarafından tamir ettirildiği ve Pir Ali Bey oğlu Pilten Bey tarafından da caminin onarıldığı yazılmaktadır. Bu tarihler Akkoyunlular devrine isabet eder. Ayrıca önceleri cami haziresinde olup sonradan minarede kullanılan 503 tarihli Pir Ali Bey’e ait mezar taşından hareketle caminin bu tarihlerde yapıldığı da söylenebilir. Mezar taşının kitabesinde “Min evladı Bayındır Han… merhum mağfur Pir Ali Bey … fi şehrü’l zilhicce 503” yazısı bulunmaktadır.

Öğrencilere trafik eğitimi verildi Öğrencilere trafik eğitimi verildi

Cami tek minareli ve tek şerefelidir. Ana girişi kuzeyde olup kemerli bir giriş kapısı vardır. Yapım kitabesinin yanında bir de iki satırlık onarım kitabesi vardır.  Ayrıca doğu cephesinde bir giriş daha bulunmaktadır. Üç kemerli olan son cemaat kısmında iki tane sanduka tipi mezar vardır. Birinin 300 senelik olduğu ve Şeyh Hacı Yusuf efendi’ye ait olduğu söylenmektedir. Avlusunda Kiğı eşrafından Hacı Mehmet Efendi'nin (Zermek Şehzadelerinden) kabri bulunmaktadır.  Yanındaki kırık mezar taşında ise Arapça 1313 H. rakamı okunmaktadır. Mihrabında yeşil fon üzerine üç kırmızı lalenin kazındığı bir süsleme vardır. Çatısı kırma çatı şeklinde olup sac malzeme ile kaplıdır. Duvarları, köşelerde düzgün kesme taş, diğer kısımlar moloz taştır. Horasan harcı kullanılmıştır. Duvar, kapı vb. köşelerinde değişik renk ve boyutta taşlar kullanılmıştır. Pencerelerinin üst kısımları at nalı biçimindedir. Kuzeybatı köşesindeki minaresi kesme taştan olup üst bölümü konik (basık) tir. İç tavanı ahşaptır. Kapısı son cemaat yerinde ve minare kaidesi üzerindedir. 1734, 1768, 1794 ve 1924 yıllarında yapılan onarımlar nedeniyle minaresi dışında tarihi özelliklerini kaybetmekte olduğu görülmektedir. Batısındaki tarihi mezarlıkta üzerlerinde Osmanlıca yazılar bulunan on iki dilimli, sarık formlu ve sal taşı şeklinde mezar taşları dağınık bir şekilde yer almaktadır.
4-KALE (GİNC) KÖYÜ
Köyün güneyindedir. Giriş kapısı kuzeyde olup üzerinde mermer, iki satırlık Arapça yazı bulunan bir kitabe vardır. Cami kaba yonu taşlar ve horasan harçla inşa edilmiştir. Kemerli pencereleri girintilidir. Cemaat mahalli bir kemerle ikiye ayrılmaktadır. Doğu ve batı duvarları kavis yaparak tavanda birleşir. Cami, Kaleköy barajı altında kalmıştır. (Haber Merkezi)

Editör: MD MEDYA GROUP_