Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illeri kapsayan saha çalışmaları kapsamında Bingöl'de sivil toplum kuruluşları ve medya temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda ülke ve dünya gündemindeki konulara dair değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Milli Görüş olarak saha siyasetini önemsediklerini vurguladı.
"25 YILIN SONUNDA YORGUN BİR İKTİDAR VAR"
Arıkan, 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AK Parti iktidarının artık Türkiye'ye verecek bir şeyi kalmadığını belirterek, şunları söyledi:
"25 yıl boyunca ülkeyi tek başına yöneten iktidar, 25 senenin sonunda bunları konuşmamamız gerekirdi. Bugün ülke olarak yapay zekâyı tartışmamız lazım. 25 yıl öncesine göre ahlaki ve kültürel seviyemiz daha iyi bir yerlere mi gitti? Gelir dağılımındaki adaletimiz daha mı dip noktaya gitti? Fakirlik sınırı altında yaşayan insanlarımızın oranı azaldı mı arttı mı? İlk kez açlık sınırının altında insanlara asgari ücret vermek durumunda kaldık. Açlık sınırı 33 bin TL, yoksulluk sınırı 104 bin TL oldu. Biz 28 bin TL asgari ücretle insanlarımızı geçindirmek zorunda kalıyoruz."
Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yıllar önce sayın Cumhurbaşkanı, metal yorgunluğu olan insanların ülkeyi yönetemeyeceğini söylemişti. Şu anda AK Parti kadrolarının çok büyük bir ekseriyetinde metal yorgunluğu olduğunu görüyoruz. Netice itibarıyla 25 yılın sonunda ne var elimizde? Yorgun bir AK Parti iktidarı var. Artık Türkiye’ye verecek bir şeyi kalmayan AK Parti iktidarı var."
EKONOMİK KRİZ VE DÖNÜŞÜM ELEŞTİRİSİ
2000'li yılların başındaki ekonomik krize Kemal Derviş'in çözüm getirdiğini, bugün ise benzer bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirten Arıkan, "Bu sefer İngiltere'den Mehmet Şimşek geldi 'kurtarıcı' olarak. O da vergileri artırdı, faizleri artırdı, fiyatları artırdı. 25 sene boyunca döndük dolaştık yine en başa gelmek durumunda kaldık maalesef" ifadelerini kullandı.
"ZULÜMLE MÜCADELE EDEN BİR SİYASİ ANLAYIŞA SAHİBİZ"
Milli Görüş hareketinin bugünkü siyasi temsilcisi olarak zulümle ve zalimlikle mücadele eden bir anlayışa sahip olduklarını belirten Arıkan, yargı bağımsızlığının zayıflaması, kuvvetler ayrılığı ve şeffaflık sorunlarına da dikkat çekti.



