ZAZALARI TANIMLAMAYIN, TANIYIN..!

Abone Ol



Zazalar, yaşadıkları hiç bir ülke ile sorunları olmaz. Sadece ülkeyi yönetenler bazen zulmeder ve Zazalar da zulme karşı kısa ya da uzun vadeli bir direniş gösterir; 'zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır' hadisinin gereğini yaparlar...

Türkiye Cumhuriyeti de, Zazaların yaşadığı o güzelim ülkelerdendir. Zazaların yaşadığı topraklar ise, Türk ve Kürt kardeşlerimizin olmadığı zamanlardan beri, Zazaların ana yurtlarından olup, sonradan gelen topluluklara kucak açmış, kardeşlik duyguları ile ekmeğini/toprağını bölüşmekten geri durmamışlardır...


Zazalar, kimliğini taşıdığı ülkenin bayrağına saygı duyar, o ülkede yaşayan her vatandaşı yurttaş ve kardeş bilir, aynı hakları onlar için de ister...


Zazaların hem Sünnileri, hem de Alevileri, inançlarına ve mezheplerine bağlıdırlar. Her kul gibi Zazalar da günah ya da sevap işlerler, ama inançlarından asla taviz vermeyecek kadar asildirler. Yakın zamandaki inançsal başkaldırılar da bu iddiamıza delildir...

Zazalar, yaşadıkları ülkelerde ne kimseye zulmeder, ne fesatlık ve fitne çıkarır, ne de herhangi bir toplumu inkâr ve asimile eder...

Zazaların bu gün var olma, kaybolma ile yüz tutmuş Anadillerini yaşatma mücadelesinde, İŞLERİNE GELMEYENLER tarafından bölücülükle/hainlikle suçlanmaları, aklımıza hep şu hazin düşünceyi getirir; "BİR KÖLENİN EN BÜYÜK HAYALİ, BİR GÜN BİR KÖLEYE SAHİP OLMAKMIŞ..!" düşüncesi..!

Faşist ve zalim düşüncedeki bazı karakterler, kendilerine çektirilen zulümleri, vicdansızlıkları, acıları maalesef ilk fırsatta unuttular da, azıcık güçlenince, ZALİMLERİNE BENZEDİLER, kendileri de onlar gibi faşist oldular...
Böyle zalimler şimdi de, vatanlarını/bayraklarını seven, vatanlarında yaşayan kardeşleri ile hüsn-ü zan içinde geçiniyorlar diye, özellikle Anadilleri ve Kültürleri ile ilgili bir var olma mücadelesi veriyorlar diye, bizim gibi yapıcı Zazaları HAİN, DEVLETÇİ, MİTÇİ, AJAN, FİTNECİ, BÖLÜCÜ diye merhametsizce lanse ediyor/ettiriyorlar...
Oysa aynı haksız suçlamalara ve haksızlıklara ya kendileri, ya da dedeleri uğramıştı -yakın tarihteki- on seneler önce..!
Ne de çabuk unuttular; "Bunlar aslında Türk, bölücülük ve hainlik yapmak için kendilerine Kürt diyorlar. Bunlar ajan, bunlar fitneci...'' diye suçlandıklarını..!
Şimdi aynı zulümleri; "Bunlar aslında Kürt, bölücülük ve hainlik yapmak için kendilerine Zaza diyorlar. Bunlar ajan, bunlar fitneci..." diye suçluyor, bizlere zulmediyor, hakkımıza giriyorlar...

Allah'a kasem olsun ki şahsen bu Zaza Kardeşiniz; Ne bir Türk'ü Kürt'ten, ne bir Zaza'yı Arap'tan, ne bir Laz'ı Ermeni'den, ne bir Sünni'yi Alevi'den, -ırkı üzerinden- ne üstün tuttu/tutacak, ne de aşağı gördü/görecek...
Bizim raconumuzda inançta TAKVA, sosyal yaşamda DELİKANLILIK esastır ki, bu iki konuda kim daha iyi ise, yüz tane Zaza'yı, o bir tanesine değişmeyiz..!

Özetle...
Özellikle biz Bingöl Zazalarını merak edenler, tanımak isteyenler, fikirlerini öğrenmek isteyenler; bizi TANIMLAMASIN, gelsin bir çay içerek önce bir TANISIN... Neticede ya Adem'den, ya da Din'den kardeşiz...
İşimiz yok, dedelerimizin darağaçlarında sallandırıldığı, ninelerimizin sürgünlere yollandığı bir geçmişe sahip Zazalar olarak, şu fani dünyada ajan, bölücü, işbirlikçi, ya da hain olacağız, öyle mi..!?

Bu arada tekrar hatırlatalım; bizim ırksal hiçbir bir çalışmamız yok, ne de ırksal konulara girmekteyiz. Bizim şu an tek derdimiz; Devletimizin koyduğu kurallar çerçevesinde ANADİLİMİZ OLAN ZAZACANIN YAŞAMASI, GELECEK NESİLLERE ULAŞTIRILMASI olup, bu yönde eserler bırakmaktır. Kimin kendini nasıl gördüğü, bizim için sadece TEFERRUATTIR ki, bu konudaki her görüşe karşı, saygı içindeyiz...

Kendi gibi düşünmeyenlerin fikirlerine saygılı olan, görüşlerine katılmasa da anlamaya çalışan, Türk, Kürt, Zaza, Çerkez, Laz, Pomak, Roman, Alevi, Sünni, Şii, Yezidi her kim varsa, tüm DELİKANLI insanlara, Bingöl'den BİN SELAM..!

Selam ve dua ile...