Zaza Dili Ölmesin

Abone Ol

UNESCO tarafından da bildirildiği gibi, şirin Zazaca Dilimiz, Dünya dilleri arasında unutulmaya yüz tutmuş durumda...

Anadillerin unutulmasının en büyük nedeni, evlerde konuşulmamasıdır…

Ülkemizde özellikle 1978’lerden sonra, Doğu ve Güneydoğu’daki illerde, zorla Türkçe konuşturma, Zazaca ya da Kürtçe konuşulduğunda hakaretlere uğrama, ilkokul sıralarında dahi kuru dayak ile karşı karşıya kalma gibi zulümler yaşandı…

Bizler de, o zulümleri iliklerimize kadar yaşamış mazlum kardeşlerinizdeniz…

İlkokulu Yenibaşlar (Alıgrag) köyünde okuyorduk. Sabahları tırnak kontrolü vardı. Sonrasında öğretmen tek tek dolaşırdı sıraların aralarında. Uzatırdık dillerimizi… Bakar bakar geçerdi ama arada tokadı patlatırdı birine… Sonra devam ederdi ve devamında yine pat dile tokatlanırdı 6/7 yaşlarındaki zavallı kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, soydaşlarımız…

Dillere bakıp dayak atmak ta nereden çıktı diyebilirsiniz.!

Dilimize bakıp; “Sen evde Zazaca konuşmuşsun” diyen bu zalim öğretmen, bizleri şöyle kandırırdı; “Eğer dilinizin üzerinde beyaz beyaz noktalar görürsem, sizin evde Zazaca konuştuğunuzu anlarım” diyordu. Bizler de evlerimizde, ya da sokaklarda bile Zazaca konuşmaya o kadar korkardık ki. Çünkü aynaya gidip baktığımızda, gerçekten de dillerimizin üzerinde beyaz beyaz kabarcıklar olurdu. Biz de, o kabarcıkların nedeninin Zazaca konuşmak olduğunu zannederdik. Çok sonraları öğrenecektik ki, meğer tüm dillerin üzerinde beyazımsı kabarcıklar varmış!

Hatta bir defasında, bir arkadaşımızın diline toplu iğne batırma gibi bir işkence hatırlıyorum…

Bu konuyu sosyal medya sayfamızdan işlerken, gelen yorumlardan ikisinde şöyle deniyordu; “Başkanım bizde de Zaza Kolu Başkanı vardı… Bu başkanlar, sınıfta ya da bahçede biri Zazaca konuşsaydı, öğretmene söylerdi, öğretmen de bizleri döverdi…” diye..!

Evet dostlar…

İşte o ceberut yöntemler ve sonrasındaki zulümler nedeni ile bizler Anadillerimizi ne konuşabildik, ne de yaşatabildik kana kana… Zamanla unutulup gitti güzelim dilimiz. Yaşlılarımız, anne-babalarımız Türkçe konuşmakta zorlandıkları için Zazaca konuşmaya devam ettiler ve böylece bu güne kadar Zazaca’mız yaşamakta…

Ancak bizler artık ne evlerimizde ne de sokaklarda pek Zazaca’mızı konuşmadığımız için, çocuklarımızın %70’i Anadilimizi bilmemektedir. Bazıları da anlamakta ama konuşamamaktadır. İşte bu nedenle, bizim kuşak ölüp gittikten sonra, Zazaca Dili unutulup, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır…

Bu acı durumu yıllar öncesinden gören bazı büyüklerimiz, ta 1980’lerden beridir, Zaza dili ve kültürü için çaba harcarlar. Kırk türlü engellemeler ve sıkıntılara rağmen çeşitli dergiler, denekler, platformlarla bir şeyler yapmaya çalıştılar.

Özellikle Zazaca’mızın yaşamasındaki en büyük etkenlerden biri de Zazaca türkülerimizdir. Bingöl’ümüzde Rençber Aziz, Said Altun, Şarık Apo, Sait Yıldız, Yakup Koçak, Zaza Mahmut, Zaza Ali, Avni Polat, Zercane Çolig, Cevdet Can gibi yerel sanatçılarımıza bu nedenle ne kadar teşekkür etsek azdır. Tabi kendilerini yenilikler yönü ile geliştirmediklerinden, Çağalar adı ile yapay zekâ ürünü yeni nesil sesler revaçta… Bu da bir hayır getirebilir… ki, Veysel Canlı’nın özeleştirisine konu olan, “demek ki bizde bir eksiklik var ki, bizim şarkılarımız başkaları eli ile daha güzel bir kıvama getirildi” realitesine yönelik yeni adımlar atılabilir…

Zaza davası üzerine kurulan dernek ve oluşumların yer yer artı ya da eksikliklerinin olması, yeni oluşumlara kapı araladı. Eksikliklerini gören şahıslar, kusurlarını terk etti, kusurlarında ısrar edenler de çevrelerindeki samimi Zazaları kaybetti. Ancak Zazaca dili ve kültürü için atılan her adım büyük bir heyecan uyandırmakta ve gün gün sosyal platformlarda daha kaliteli ve seviyeli paylaşımlar, paylaşımlar, aktiviteler yapılmaktadır.

Bu dernekler sayesinde Zazaca kitaplar, şiir eserler de basılmakta, Zazaların geçmişine yönelik ayağı yere sağlam basan araştırmalar yapılmakta, akademik çevrelerdeki bazı güzel isimler eli ile de dilimizin yapısına yönelik çalışmalar yapılmaktadır… Özellikle Zazaca Şiir konusunda Süleyman Ertuğrul, Ahmet Çiçek ve Ramazan Bingöl hemen her gün çaba sarf etmektedirler…

Yeni oluşumlardan birini de, bu kardeşiniz kurdu yakın zamanda. Zaza Dili ve Kültürünü Yaşatma Derneği adını verdiğimiz oluşumumuza muazzam rağbet oluyor ve bu bizi son derece umutlandırıyor geleceğe dair…

Biz olan teveccühün ana ekseninde güven ve ‘bizim gibi düşünmeyenleri ötekileştirmemek’ var. Zira bizler; ‘Zazalar Kürt değildir, Zazalar Türk değildir, Zazalar Ermeni değildir…’ gibi ırksal ayrışmalara yönelik tartışmalara girmiyoruz. Kendini Kürt gören Zazalar da var, Türkmen görenler de, Alevi, Süryani, Ezidi, Ermeni olarak gören Zazalar da var çünkü... Kimi kiminden ayıracağız, kimi kimden koparacağız, kime bir düşünceyi zorla dikte edeceğiz ki…

Bu gibi kısır ve hiçbir faydası olmayan tartışmaların ne yeri ve ne de zamanı olmadığını düşünüyor, en büyük derdimizin Zazaca’mızın konuşulmaması olduğunu biliyor ve tüm eforumuzu bu konu üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Bu nedenle de her geçen gün gerek Kurmanç kardeşlerimiz, gerek Türk kardeşlerimiz ve gerekse de kökleri Ermeni olan kardeşlerimizden Anadilimiz ve kültürümüze yönelik destek alıyoruz…

Ezcümle…

Bingöl’ümüzde Zaza Dili ve Kültürüne yönelik muazzam gelişmeler var. Siyasiler bu konuda aşırı derecede pasif olsa da, halk Zazaca’yı çok seviyor, çok benimsiyor.

Zaza Ferhat namı ile tanınan ve çok sevilen Ferhat Dopdoğru öncülüğünde atılan Zaza Konfederasyonu girişimleri de usul usul devam ederken, hemen her il ve büyük ilçelerde bu oluşuma destek için dernekler kuruluyor. Nihai hedefin bağımsız ve konfederasyona ait bir Zazaki TV açılması, Anayasa’ya Zazaca’nın bir müstakil dil olarak girmesi ve okullarda Zazacanın seçmeli değil, zorunlu olarak öğretilmesi hedefi ile dünyaca bilinen bir Zaza Konfederasyonu için çalışmalara devam ediliyor.

Bizlerin de naçizane tavsiyesi, anadilimiz olan Zazacanın evlerde, çocuklarla bol bol konuşulması, her türlü Zaza etkinliklerine katılınması, kurulan oluşumlara destek olunması ve ayrıştırıcı söylem ve dilden uzak durulmasıdır…

Bu vesile ile muazzam atağa geçen Zaza Dili ve Kültürüne yönelik çalışmalara sırt verenleri tebrik ediyor, şirin Anadilimizin kaybolmaması için herkesin var gücü ile mücadele etmesini rica ediyoruz.

Biz ölüp gideceğiz ama Zazacamız ve Anadilimiz ölmesin…

Yazıktır… Günahtır…

Vesselam…