YEREL YÖNETİM-MEDYA İLİŞKİSİ HANGİ MİNVALDE OLMALI?
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten Mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ianetten (Namık KEMAL)
Yerel yönetimler, devlet hiyerarşisi içerisinde tarih boyunca toplumsal barış, refah ve ihtiyaçların karşılanması konularında vazife gören bir “mekanizma” olmuştur.
Yerel medyanın ise bu mekanizmaya işlerlik kazandırılmasında, yatırım, mal ve hizmetler ile kamuoyunun beklentilerinin sağlıklı bir iletişim yoluyla topluma tanıtılmasında ve aksettirilmesinde vazgeçilmez ve öncü bir rolü vardır.
Yerel medya, yönetim ile halk arasında bir köprü vazifesi görüyor olup, halkın bilgilenme ihtiyacını karşılar. Kamuoyunun yanılmasının önüne geçilmesi için, medya halkın haber alma ve bilgilenme ihtiyacını kemal-i sürat içinde, zamanında ve doğru bir içerikle halka kotarmakla (aktarmakla) görevlidir.
Doğru bilgi ile donatılan kamuoyu istekleri, beklentileri realiteye daha uygun şekillenecek ve iktisadi ve mali kaynaklar daha verimli bir şekilde sarf edilecektir ki; bu da toplumsal memnuniyeti, güveni ve saygıyı artıracaktır.
Sadece para kazanma amacıyla reklama ağırlık veren bir medya, maniple olmaya ve bu yolla da halkı aldatmaya daha yakındır. Bu şekilde çalışan bir yerel medyanın ilkeli, tarafsız, doğru habercilik yapması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, cevap aranması gereken soru yerel medya ve yerel yönetimler arasındaki ilişki nasıl olması gerektiğidir. Bu noktada yerel medyadan beklenen onun tarafsız ve dengeli olmasıdır. Bunun sağlanması için de, yerel medya her çeşidiyle, yani basın, tv, radyo, dergi vb., farklı siyasi görüşlere eşit mesafede bulunmalı, haberlerini derlerken toplumsal maslahatı (faydayı) göz önünde bulundurmalı, mümkün olduğunca toplumun tamamını ilgilendirecek tarzda çalışmalı, muhaziplik (tarafgirlikten) kaçınmalıdır. İdeal bir medya çalışmasında, taraf olunacaksa da, bunun haklıdan, doğrudan, iyiden, güzelden yana olması esastır.
Topluma güzel hizmetler sunan bir yerel yönetimi haberleştirmek tarafgirlik olmadığı gibi, iyi muhalefet eden bir siyasi parti teşkilatının çalışmalarını aktarmak da aynı şekilde tarafgirlik değildir. Gerektiğinde doğruları söylemek adına, yapıcı eleştiriler getirmesi de yerel medyadan beklenen sorumluluk anlayışı içerisinde bir davranış olmalıdır.
Yerel medya bulunduğu etkin konum itibariyle, bu nüfuzunu yerel yönetimden bir şeyler koparmak için değil, ‘halka ne verebilirim’ yönünde kullanmalıdır. Bu hedefini gerçekleştirebilmesi için de yerel medyanın siyasi teşkilat yöneticileriyle karşılıklı anlayış ve hüsnüniyet içinde iyi ilişkiler geliştirmesi, yerel yönetimlerin çalışmalarının tüm boyutlarıyla mercek altına alınmasını ve muhakemeyi (sorgulamayı) kolaylaştırır.
Yerel yönetimlerin de çalışmalarını etkin bir biçimde halka duyurabilmeleri için yerel medya ile ilişkileri güçlü, sağlıklı ve müsamaha çizgileri içerisinde bir zemine oturtmalıdır.
Yerel medya herkesin ulaşabileceği bir kaynak ve referans olduğundan, buna paralel olarak haber akışının tabii olarak membaıdır…
Toplumsal, siyasi, ekonomik, fiziki ve kültürel sorunların yerel medya tarafından haber yapılması bunların daha kolay ve ekonomik olarak fark edilmesini mümkün kıldığından yerel yönetimlerin işini kolaylaştırmaktadır. Nihayet yerel yönetimlerin görevi bu tür sorunları çözmek ve arzusu da bu suretle sağladığı toplumsal mutabakat ve kamuoyu memnuniyetiyle bir sonraki dönemde de yönetimde kalabilmektir.
Çünkü Demokratik, şeffaf ve katılımcı bir yerel yönetim anlayışı; halkın taleplerini dikkate alan, halkla beraber yürüyen ve halkın hizmetin niteliklerini belirlediği bir anlayış ile üretilir.
Tozlu ve çukur yollar, bir yerde patlayan su borusu, bir mahallede alınmayan çöpler, kaldırım işgalleri, bir sokaktaki yüksek gürültü gibi sorunlar yapıcı bir eleştiri ile haber yapıldığında, yerel yönetimlerin yüksünmeden ve alınganlık izhar etmeden bu haberleri dikkate alması, çözümden yana tavır geliştirmesi, sorunun çözümünde ilk adımı da beraberinde getirecektir.
Aksi takdirde, “neme lazımcı” eleştirileri kulak ardı eden bir yerel yönetim ile var olanı objektif, tarafsız, sorumluluk kuralları ve ilkeleri içerinde aktarmayan bir medya ile sorularının çözümünü beklemek ve geleceği karşılamak olası değildir.
Özetle, yerel medyanın topluma faydalı olması için hem yerel medya sahipleri hem de yerel yöneticiler/siyasetçiler bulundukları konum itibariyle topluma rehbernüma oldukları için dürüstlük, şeffaflık ve sağduyuyu temel ilke edinmeli ve de sağlıklı bir yerel medya-yönetim ilişkisi bu minvalde olmalı ve yürütülmelidir.Sevgi ve saygıyla kuşatılmış nice günler dileğiyle;