YENİ YIL KUTLAMALARINA HAYIR!
“Ey müminler, sakın şeytanın izinden gitmeyiniz. Kim şeytanın izinden giderse bilsin ki, o edepsizliği, ahlâksızlığı ve çirkin davranışları emreder. Eğer Allah`ın size yönelik lütuf ve merhameti olmasaydı, hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdı. Ama Allah dilediği kimseleri kötülüklerden arındırır. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.”
Yeni yıl kutlamaları adı altında düzenlenen etkinliklerin yegâne amacı, kültürel bir erozyon oluşturup, topyekün bir halkın ahlaki bir çöküntü içerisine girmesi çabasıdır. Zorlama metotlar ile Müslüman halkı sindiremeyen bazı çevreler, bir takım sözüm ona “şenlik, kutlama, parti” gibi etkinliklerle Müslümanların hayâ perdesini yırtmak istemektedirler. Söz konusu Yılbaşı Kutlamalarının yeri diğer etkinliklerden daha tehlikelidir. Şöyle ki Allah’ın çizdiği sınırlar dışında yapılan her etkinlik haramdır, günahtır. Ama bazı her etkinlilerin cürmü çok ağırdır. Yılbaşı etkinlikleri masum bir eğlence programı değildir. Hıristiyanların “Noel Bayramı “ HZ. İsa(as)’ın doğumu gibi isimlerle düzenledikleri bu programlara en ufak bir meyil Allah korusun, kişiyi helak edebilir. Ki bu durum, din değişikliği, dinde bozulma, başka dinlerin eğlencesiyle eğlenip, hüznüyle hüzünlenme olur ki, bunun en iyimser tarafı da taklittir. Taklidinde bile büyük bir tehlike vardır. Zira Efendimiz (as) şöyle buyuruyor: “ Kim herhangi bir guruba benzemeye çalışırsa muhakkak ki o da onlardandır” hadisi tehlikenin boyutunu göstermektedir.
Yılbaşı rezaletlerinden en büyük tehlikelerden biri de yılbaşı biletidir. Nas ile sabittir ki, Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Ey İman Edenler, İçki, Kumar, Dikili Taşlar Ve Fal Okları Ancak Şeytanın İşlerinden Olan Pisliklerdir. Öyleyse Bunlardan Kaçının; Umulur Ki Kurtuluşa Erersiniz.” (Maide Suresi 90. Ayetin Meali)
Kumarın devlet eliyle oynatıldığı bu rezalet ile nice ocaklar yılıkmış, niceleri hayalleri uğruna İslami kişiliklerinden sıyrılmış ve insanlar haksız kazanç ile bir başkasının hakkını gasp etme eğilimleri içerisinde girmiştir.
Kumar, insana yaratıcısını unutturan, namaz kılmaktan alıkoyan, tembelliğe sürükleyen, çalışma gücünü yok edip insanlar arasına kin ve düşmanlık saçan haksız bir kazanç yoludur. Fert ve toplum hayatında unutulmaz yaralar açan kumarın her türlüsü İslâm dininde haram kılınmıştır. İçki ve kumarın Allah’ın yasakları olması ve sosyal hayatta kişilerin Allah ve toplum ile bağları nasıl kopardığı gerçeği ortadayken yılın her anında ateşten sakındığımız gibi, içki, kumar ve benzeri tutumları da yılbaşı eğlencelerinde kendimize mubah kılmayalım.
Şunu belirtelim ki;
Yeni yıla girmenin, yaşadığımız yılın son günü, yeni yılın da ilk gününün gecesi olmasından başka bir anlamı yoktur. Dün Allahın günü olduğu gibi, bugün de yarınlar da Allah’ın günlerindendir. Yılbaşı kutlamaları adı altında yapılan ve Allah’ın razı olmayacağı her davranıştan kendimizi koruyalım. Unutmayalım ki, biz Müslümanların mutlu gün ve geceleri rabbimizin bizden razı olacağı gün ve gecelerdir. Bir gün son bulacak bu dünya hayatından sonra gizli açık bütün hallerimizi bilen Allah’a hesap vereceğimizi unutmayalım. Yılbaşı gecesi denen eski yılın yerini yeni yıla bıraktığı geceyi bu hesap minvalinde geçirelim.
Senede sadece bir gece, sadece bir gün, sadece bir defa diyerek isyana ve günaha bile bile dalmak bir müslümanın düşüncesi ve fikri olamaz. Yılbaşı gecesi adı altında icra edilen çirkefliklerden bizler Müslümanlar olarak şiddetle uzak duralım. Bu gecelerde şeytana ve avenelerine inat ibadetlerimizi sıklaştıralım. Yılbaşı gecesini şeytana oyuncak olacak şekilde değil de yarın için ne hazırlayacağımızın kaygısıyla değerlendirelim
Bir yılı geride bırakıp yeni bir yıla kapı aralayacağız. Tefekkürün ibadet sayıldığını biliyoruz. Yeni yıla girerken sabahlara kadar çılgınca eğlenmek ya da ekranlarda eğlence programlarının karşısına kurulmak yerine gelin tefekkür edelim;
Cenneti mi kazandık ki bu kadar seviniyoruz?
Hakka kör ve sağırlar olanlar gibi değil; hakkı gören ve işitenler olarak haydi bir düşünelim;
Acaba geçen yıl içerisinde rabbimizin bizden razı olduğu kaç gün yaşadık?
Geçen bir yılda şöyle bir düşünelim, sadece Allah rızası için yaptığımız ameller nelerdir? Hiç düşündük mü; kaç müslümanın kalbini kırdık? Kaç vakit namaz kaçırdık? Ailemiz, komşularımız bizden razı oldu mu? Akraba haklarına riayet ettik mi? Anne babalarımızla iyi geçindik mi? Çocuklarımızla yeterince ilgilendik mi, onları fıtratlarıyla tanıştırdık mı?slam’ın hayatımıza hâkim olması için çaba gösterdik mi? Kaç kişiye Allah’ı, kaç kişiye Resulullah (as)’ı anlattık. İlmimize ilim kattık mı? Müslümanlar katledilirken seyirci mi kaldık? Müslümanlara saldırılırken sessiz mi kaldık? Her zaman her şartta her ne olursa olsun tavrımızı haktan yana aldık mı? Kısacası bu geçen yıl içerisinde biz Allah için ne yaptık? Evet, yılın başı sonu, yılın eskisi yenisi demeden haydi gafillerden olmamak için abdest alıp iki rekât namaz kılalım! Unutmayalım! Putperest toplumlardan Hıristiyanlığa, Hıristiyanlıktan ise maalesef İslam toplumlarına sirayet eden yılbaşı kutlamaları küresel emperyalizm tarafından alışveriş saplantısına dönüştürülerek, tüm dünyada milyarlarca insan gereksiz para harcamalarına, israfa teşvik ve sevk edilmektedir. Tasarrufu elden bırakmayalım. Kuran’ da rabbimiz; “Yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz. O(cc), israf edenleri sevmez” şeklinde ferman buyurmuş, müsrifleri sevmediğini beyan etmiştir.
“Mümin erkekler ve Mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Allah’a ve resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah’ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” şeklinde bahsedilen mümin erkek ve kadınlardan olma temennisiyle Allah’a emanet olun.