ANA SAYFA > Yazarlar > Musa Apuhan > DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ…

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ…

MusaApuhan
Sosyal Medya :
19 Kasım 2017, Pazar 16:31
640 kez okundu

 20 Kasım 1989 yılında birleşmiş milletlerde kabul edilen bir sözleşme ile o gün Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kabul edilmiş.

193 ülkenin bu sözleşmeye imza atmış olması aslında çocukların bu dünyada hiçbir haksızlığa uğramayacağı anlamına geliyor.

Oysa bakıldığında bütün olumsuzluklardan en çok çocuklar etkilenmektedir.

Hafızalardan asla silinmeyecek olaylara bakıldığında hepsinin merkezinde çocuklar vardır, Aylan bebekten tutunda Yasin Börü’ye Fırat Sımpil den tutunda tacize uğrayan aylık bebeklere kadar hepsi savunmasız hepsi çocuk…

Dünya Çocuk Hakları sözleşmesi gereğince bütün çocukların haklarının verileceği uğradıkları haksızlıklar karşısında haklarının sonuna kadar alınacağı ümidiyle çocuklarımızın bu gününü kutluyorum.

Umudumuz Karartılmadan Yazımızı bir kez daha sizinle paylaşmak istiyorum.

Hepimiz duyuyoruz, sesler çok yakından geliyor, çatır-çatır!

Toplumda çok ciddi çatırdamalar var ey ahali, duymuyor musunuz?

Ey devleti yönetenler, siz uyuyor musunuz? Yoksa umurunuzda mı değil?

Bu yanı başımızda çatırdayan ses, uçurumun kenarına kadar gelmiş gençliğin çatırdama sesleridir.

Bu uçurumun kenarına gelmiş gençlik, düştü düşecek, siz neyi ve kimi bekliyorsunuz?

Ey anneler, babalar, büyükler, komşular, öğretmenler, dayılar, halalar, teyzeler, amcalar, amirler, şefler, müdürler, atanmışlar, seçilmişler... Yani hepimizin umudu, yarınları olan gençlerimiz gitti-gidecek. Bırakın yarınlarımızı, neredeyse gençlerimiz, çocuklarımız yarınları görmeden kayıp gidecek, uçurumdan aşağı düşecekler.

Daha dün "mutlu olsunlar, yuvalarını kursunlar, yarınlarımız, umudumuz olsunlar." diye evlendirip, düğünlerini yaptığımız çiftler, bu gün "ben mutsuzum, anlaşamıyorum, hata ettim..." deyip bir sürü tatsızlıktan sonra, soluğu boşanmak için mahkeme kapılarında alıyorlar. Varsa birde çocukları, varın sonu siz düşünün... 

Per-perişan olmuş, ruh halleri zedelenmiş çocuklardan bir gelecek tesis etmek, yarınları emanet etmek sizce mümkün mü?

Sevgili ebeveynler; hani çocuklarınız umudunuzdu?

Hani çocuklarınız canınız, ciğerinizdi?

Niye canlarınız, ciğerleriniz için biraz sıkıntı yaşadığınız için eşinize katlanmıyorsunuz?

Niye sorunlarınızı karşılıklı anlayış ve fedakarlık içinde çözmeye çalışmıyorsunuz?

Aslında anlaşılıyor ki; siz çocuklarınız için hiçbir sıkıntıya katlanmıyorsunuz. O zaman mutlu ve güzel bir gelecekten söz etmeye hakkınız yoktur ve uçurumun kenarına kadar gelmiş gençliğin bu durumunda, herkes kadar sizlerde, bizlerde suçluyuz.

Öncelikle evlerimizde oturup, eğlence diye izlediğimiz diziler, aldatmayı, devamında boşanmayı teşvik ediyor. Bunu destekleyen diğer enstürmanlar devreye sokuluyor. 

Nedir bunlar?

En meşhuru cep telefonları ve internet. Diziyi izledikten sonra erkek veya kadın ya internetin başına geçiyor veya telefona sarılıyor. Neyi ve kimi aradığını bilmeden birden bire kendini o meçhul alemin içinde buluyor. Gerisi zaten çorap söküğü gibi geliyor. Dağılmışlıkla beraber, parçalanmışlık başlıyor.

Sanal sevgiler, dışarıda bir tatmin arayışına itiyor. Bu durum önce saygı ve sevgiyi bitiriyor, arkasından tahammülsüzlük başlıyor, eşler birbirini taşıyamıyor.

Ve savrulmalar başlıyor...

Bütün mesele toplumdaki bu savrulmuşluk, parçalanmışlık eğitimle, refahla, ekonomik özgürlükle izah edilirse, bu durum beraberinde yeni sıkıntılar doğurur.

Biz bütün bunların en temel nedeninin inançtan yoksun ve manevi değerlerden kopuk yaşamakla meydana geldiğini düşünüyoruz. Eğer siz değer yargılarınızdan ve maneviyatınızdan kopuk yaşarsanız, öncelikle sizdeki namus kavramı zedeleniyor. Namus ve değer yargılarından kopuk yaşayan bir birey aslında kendi temeline dinamiti koymuş demektir.

Parçalanmışlığın ilk başlangıcı olan ahlaksız televizyon dizilerinden sonra eşler arasında başlayan tahammülsüzlük, şiddet, dağılmışlık ve sorumsuzluk en nihayetinde sanal sevgi arayışı ve internet üzerinden ahlaksızlığın ve sorumsuzluğun adına özgürlük deyip, her türlü iğrençliğin ve ahlaksızlığın bataklığına düşme ve orada debelenme süreci başlıyor.

Böyle bir bataklıkta debelenen bir gençlik, umudumuz ve yarınlarımız olabilir mi?

Bütün bunlarla beraber, uyuşturucu yaşının on beşlere düştüğü bir zamanda, bireyinden halkına, milletinden devletine kadar her kişinin ve kesimin bir sorumluluk üstlenmesi gerekmiyor mu?

Ülkemizde sözde Müslüman ve muhafazakar toplumumuzda, gayrimeşru ilişkiler almış başını gidiyorsa, kızların hamile kalma yaşı ortaokullara, liselere kadar düşmüşse ve buda çevre ve akrabalar tarafından duyulmadığı ve örtbas edildiği sürece sıkıntı yaratmıyorsa, hatta ebeveynlerin bu tür durumlarda anlayışlı ve hoşgörülü davranması tavsiye ediliyor veya onlar hoş görüye davet ediliyorsa, burada bir gençlikten ve yarınlardan bahsetmemiz söz konusu olamaz.

Buradan ebeveynlere ve bütün sorumlulara sesleniyorum; özelikle medyanın gücünü elinde bulunduran ve kendi hava ve heveslerini bütün insanlığın üstünde tutan, hiçbir değer yargıları olmayan, bu kainatın iğrenç vampirlerinin dünyaya yaymış oldukları, insanlığa zararlı fikir ve felsefi akımlardan çocuklarınızı korumaya azami itina gösterin. Sizlerde biliyorsunuz ve görüyorsunuz ki, medyalarıyla bizleri o kadar uyutmuşlar ki, bir çoğumuz bizlere aşılanan bu tehlikelerin farkında bile değiliz ve bunların tuzaklarına düşmeye çok müsait durumdayız.

Bizlerin birinci görevi, kendimizi ve çocuklarımızı bu tuzaklara karşı bilinçlendirmeliyiz. Burada aklımızı, inancımızı ve değer yargılarımızı devreye sokmalıyız.

Yazılı ve görsel medya patronlarının veya yasadışı yollarla servet sahibi olmuş kişilerin, kendi çıkarlarını devam ettirmek için çocuklarımıza rol model olarak sundukları ve sevdirmeye çalıştıkları her türlü sapkınlığın içine düşmüş, eşcinselinden tutun da, her türlü melaneti işleyenlere kadar hepsini modern ve çağdaş kisvesi adı altında bizlere sundukları saptırıcı örneklerdir.

Sonuç olarak bütün dünyanın başına bela olmuş bu zararlı haşerelerin, kendi televizyon ve gazetelerinde bizim çocuklarımızı sorumsuzca yaşamaya özendirmeleri, sundukları rol modeller üzerinden gençlerimizin giyim kuşamından tutun da konuşmalarına kadar, ebeveynden tutun da büyüklerine kadar, öğretmenlerinden tutunda komşu ve akrabalarına kadar her türlü davranışlarında bu türleri taklit etmeye çalışmaktadırlar. Taklit etmeye çalıştıkları bu rol modellerin gerçek hayatta büyük bir bunalım ve ruhsal çöküntü içinde olduklarını bilmelerini isterim.

Sevgili gençler aklınızı kullanın ve bunların sizlerin başına örmeye çalıştıkları çorapları görün. Bunlar sizlerin acemiliğinizden ve ebeveynlerin cahilliğinden faydalanarak, sizleri kendi bataklıklarına çekmek istiyorlar.

Bizlerin, sizlerin ve gelecekteki nesillerin örnek alacakları ve rol modelleri, bizi biz yapan inancımızın önderleri ve öncülleridir. Kurtuluş inancımızı doğru dürüst yaşamakta, değer yargılarımıza sahip çıkmakta ve Muhammedi bir ahlakla ahlaklanmakta.

Sevgili ebeveynler, öğretmenler, büyükler, ve idarecilerimiz çocuklarımızı merhametle şefkatle sevgiyle büyütelim. Onları kötü niyetlilerin karanlıklarından koruyalım. Onlar bizim yarınlarımız, onlar bizim aydınlığımız olsunlar.

 Umut dolu yarınlara...


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

11.10.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM… BOŞANMA-1

02.10.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM-2 EVLİLİK…

19.09.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM-1 EVLİLİK

25.08.2019 TARAFLAR NETLEŞİRKEN…

24.07.2019 DÜNDEN BUGÜNE BİNGÖL’DE HAYAT…

13.07.2019 GENÇLERE İŞ KURMA TAVSİYEM…

18.06.2019 ŞEHADET YOLUNDA MUHAMMED MURSİ

23.05.2019 MEKTEB-İ AKİF

03.04.2019 AK PARTİ BİNGÖL TEŞKİLATI ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALI…

18.01.2019 SEVDİRİN, NEFRET ETTİRMEYİN…

28.12.2018 İYİ Kİ VARSIN TAVZ-DER

14.12.2018 HAYDİ BİNGÖLLÜLER! PAYİZ OYUNUNA…

12.12.2018 HALKIN ADAMI ZİYA BUYANKARA HOCAM…

29.11.2018 DÜPE DÜZ SOYGUN…

02.10.2018 HADİ ORADAN

21.09.2018 İZDİVACA GİDEN YOLDA HUZUR MU KRİZ Mİ?

12.09.2018 CENNET MEKANIN OLSUN GÜZEL İNSAN MEHMEDİ HAZAR…

24.08.2018 TAVZ-DER ZİRVEDE…

22.08.2018 İDDİA BÜYÜK…

19.07.2018 DEDİM OLMAZ… ÇÜNKÜ TRT KURDİ’DE ŞEHR’İ BİNGÖL TİYATROSU EKİBİ VAR.

16.07.2018 DÜĞMEYE KİM BASTI?

03.07.2018 İDAM’SA İDAM…

28.06.2018 PARK VE ŞEHİR…

08.06.2018 YAPILANLARLA YETİNECEKMİYİZ?

30.05.2018 SÖZ

28.05.2018 SİNEĞİN KENDİNİ BEĞENMİŞİ…

23.05.2018 KARŞI HAMLE…

22.05.2018 MANİFESTO MAHİR ÜNAL PARTİ PROGRAMI CEVDET YILMAZ

30.04.2018 SENDE OLMALISIN ORHAN BARAKGAZİ…

19.04.2018 DÖNDÜK MÜ BAŞA?

17.04.2018 BİNGÖL HALKINA SORDUK… BEKLENTİLERİNİZ NEDİR?

09.04.2018 HAFTAN KUTLU OLSUN POLİS KARDEŞİM…

02.04.2018 M.HANEFİ GÜLER VE İSTEMEYENLERİ…

26.03.2018 ÇARESİZLİĞİN ADI İNTİHAR OLMAMALI

16.03.2018 AFRİNDEN BİNGÖL’E MEKTUP…

12.03.2018 UYAN EY MÜSLÜMAN !

06.03.2018 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ…..

19.02.2018 ŞUBAT VE ŞEHADET…

31.01.2018 AFRİN

16.01.2018 AK PARTİ İL YÖNETİMİ HAYIRLI OLSUN

12.01.2018 SİYASETİN UZMANINDAN TAVSİYELER

08.01.2018 HALKIMIZIN HAKLI TALEPLERİDİR…

03.01.2018 NASIL BİR İL BAŞKANI?

01.01.2018 İL BAŞKANLIĞI MI, BREZİLYA DİZİSİ Mİ?

28.12.2017 TEŞEKKÜRLER TAVZ-DER…

24.12.2017 TEŞEKKÜRLER ŞEHR-İ BİNGÖL TİYATROSU

07.12.2017 İSRA’MIZ KUDÜS’E MİRACIMIZ KUDÜS’TEN…

25.11.2017 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE VE ULUSLAR ARASI DAYANIŞMA GÜNÜ

17.10.2017 NE OLDU BİZE? NE OLDU MEMLEKETİMİZE?

02.10.2017 SOYSUZUN BİRİ…

29.09.2017 HORMONSUZ VE YERLİ DEDİM; SİZCE KİM?

18.09.2017 ELLERİNİZDEN ÖPÜYORUM MELİK TURAN ÖĞRETMENİM…

29.08.2017 AFFET BİZİ MAZLUM ARAKAN…

14.08.2017 16. YILINDA AK PARTİ…

10.07.2017 RAHŞAN HANIM (!)

01.07.2017 KUKLA ÇAÇA…

24.06.2017 ANNE

17.06.2017 ŞEHİR ve SPOR

23.04.2017 BAŞARILI BAŞKAN…

23.04.2017 BAŞARILI BAŞKAN

08.04.2017 ANLATIN ÇOCUKLARIMIZI NASIL ÖLDÜRDÜĞÜNÜZÜ, ÇOCUKLARINIZA...

06.03.2017 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

31.01.2017 İSTİSMARA AĞIR CEZALAR GELMELİ!

04.01.2017 MEVZU İNSAN OLUNCA.

07.12.2016 'NEREDEN ÇIKTI BU DERNEK'

01.12.2016 ÜÇÜNCÜ YILIN KUTLU OLSUN, SÜRMANŞET…

20.11.2016 BÜYÜKLERİN İSTİSMARI, KÜÇÜKLERİN MAĞDURİYETİNE DÖNÜŞÜYOR...

18.11.2016 BAŞKANLIK… AMA NİYE?

06.10.2016 BANA DA SICAK BİR YUVA LAZIM...

21.08.2016 Musa Apuhan- Hepimizi Öldürün

12.08.2016 POLİS KARDEŞİM…

30.07.2016 NAZLISI

18.07.2016 NEYİN DARBESİ? KİME DARBE? – Musa APUHAN

03.07.2016 GÜZEL BİR ETKİNLİK; KİTAP OKUMA​

09.06.2016 EY KİMSESİZ ÇOCUK

07.06.2016 RAMAZAN VE BİNGÖL - MUSA APUHAN

08.05.2016 LA(HAVLEL)İK DURUMLAR

29.04.2016 HEP BİRLİKTE EL ELE

01.04.2016 TOPLUMUN GİZLİ YARASI; TACİZ…..

11.01.2016 MİLLİ EĞİTİM BU SESE KULAK VERMELİ

23.11.2015 SAYGI DEĞER ÖĞRETMENLERİMİZ

28.10.2015 BİLMECE SİZCE KİM BU ADAM?

18.10.2015 NE DEĞİŞECEK? KİMLER DEĞİŞTİRECEK?

05.10.2015 SİYASETTEKİ SUSKUNLUK

05.10.2015 SİYASETTEKİ SUSKUNLUK

14.09.2015 ÇİÇEKLER ÖLMESİN SUSUZLUKTAN…

04.09.2015 HALKIN GAZABI

27.08.2015 HAYALLERİM VE UMUTLARIM

07.08.2015 DUYMADIĞIMIZ ÇIĞLIKLAR

31.07.2015 SAVAŞIN ÇİRKİN YÜZÜ

20.07.2015 MEDYA

10.07.2015 DOĞRU TERCİH, SAĞLAM BİR GELECEKTİR

30.06.2015 HUUU KOMŞUU

19.06.2015 BİNGÖL DE RAMAZAN

20.03.2015 ESKİYE RAĞBET OLSAYDI

09.03.2015 8 MART

02.03.2015 HİZMET Mİ ETMEK İSTİYORSUNUZ?

31.03.2015 NASIL BİR MİLLETVEKİLİ

16.01.2015 ŞEHİRDEKİ TİLKİLER

30.12.2014 YETER BU DEFA TEMİZ OLSUN

23.12.2014 ZULÜM BİN YILLIK TASARLANMIŞTI

20.12.2014 GEÇMİŞTEN GELECEĞE YILBAŞI


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor