ANA SAYFA > Yazarlar > Musa Apuhan > ÇARESİZLİĞİN ADI İNTİHAR OLMAMALI

ÇARESİZLİĞİN ADI İNTİHAR OLMAMALI

MusaApuhan
Sosyal Medya :
26 Mart 2018, Pazartesi 14:20
1033 kez okundu

Bu konuyu yazmak istemiyoruz Ama duvardan her gün yeni bir tuğla daha düşüyor.

Yazıyoruz ve yazmak zorunda kalıyoruz.

Yeryüzünde istisnasız her insan zaman zaman yalnızlık, çaresizlik, umutsuzluk hissine kapılır ve yoğun duygular yaşar. Hangimiz bir yakınımızı kaybetmedik, bir ilişkide tıkanıklık yaşamadık, onurumuz kırılmadı, değersizlik hissine kapılmadık, ekonomik bunalımlar yaşamadık ve daha nice olumsuzluklar...


Peki bunların üstesinden nasıl geliyoruz? yüzleşerek... 
Yüzleşmeler ve duygu yoğunluğu farklı olabilir ama her soru bir yanıtla, her sorun yüzleşmek suretiyle çözülebilir.


Çevremizde böyle bir durum ve eğilimle karşılaştığımızda olayları kendi bakış açımız ve duygularımızla değil, kişinin duygu yoğunluğuna göre anlamaya çalışmalıyız çünkü kişi o an ne sizin baktığınız gibi bakıyor nede sizin düşündüğünüz gibi düşünüyor. 


Size göre çok önemsiz gibi duran bir olay onun için hayatının anlamı olabilir. Burada değerli olan şey bu eğilimde olan kişi içinde bulunduğu duruma bir çözüm getiremiyorsa çözüm bulma noktasında olabildiğince yardımcı olmaya çalışmak..

 

Hayatta en zor şeylerden bazıları da bir kişinin sevdiğinin ölümünü ona haber vermektir. 
Bir diğeri ise bir intiharı konuşmak veya yazmaktır. Ama buda toplumumuzun bir gerçeğidir, yazmak doğruları anlatmak ve bunun asla bir çözüm yolu olmadığını insanlara göstermek…


Bir intihar olayından sonra herkesçe söylenen en kestirme yol ve en yaygın düşünce; "sorunları vardı, üstesinden gelemedi, içinde olduğu duygu yoğunluğunu düzenleyemedi ve son çare intihar etti."


İntiharın cazipliği; üstesinden gelinemeyen ve katlanılamayan dertlerin, sıkıntıların kolay sonlandırılmasıdır. Oysa doğrusu bu bir trajedidir, bu trajedinin stresi diğer bütün çözümlere gözlerin kapanmasıyla gerçekleşir.

Köprüye çıkan birine "hadi in aşağı, ne yapıyorsun?" demek size sıradan gelebilir ama oraya çıkan için duyulmayacak kadar cılız ve gereksiz bir çağrı..

İntihardan sonra olabileceklere bakılmaz ve ona göre bir hesap yapılmaz. Eğer kişi içinde bulunduğu durumun üstesinden gelemeyeceğini hmişse intiharın çekiciliği tek çözümmüş gibi bir tehlikeyle karşı karşıyayız demektir.


Toplum olarak şuna çok dikkat etmeliyiz, intiharın belirtilerini bilirsek trajediyi önleme ve çözüm noktasında da yardımcı olabiliriz.


İntihar düşüncesine saplanan kişi genelde niyetini şu şekilde dillendirir;


-kendimi öldürecekmişim gibi hissediyorum.

-bu durumu daha ne kadar çekebileceğimi bilmiyorum.

-ölümden korkmuyorum gerekirse ölüme hazırlıklıyım.

 

Genellikle intihar düşüncesinde olanlar şunları ifade etmekten çekinmezler

 

Depresyondayım, çaresizim, yapa yalnızım, umutsuzum, gerçek dostum yok v.b gibileri.


Aslında biz farkında değiliz ama bunlar birer yardım çığlığıdır, bize duyurulmak istenen ve bir iletişim kurma girişimidir intihardan önce...


Sonuç olarak; kişide daha önce görmediğimiz farklı davranışlar gözlemleniyorsa,

Yani kişi çok sevdiği eşyalarını dağıtmaya başlamışsa,

Çevresindeki insanlardan uzaklaşmak istiyorsa,

Yeme ve uyuma alışkanlıkları değişmişse,

Alkol v.b maddeler kullanmaya, kullanıyorsa artırmaya başlamışsa,

Tehlike sinyalleri üst perdeden çalmaya başlamış demektir.

Kişinin iç aleminde ki rahatlama ise bütün "sıkıntılarımdan yakında kurtuluyorum" rahatlığı hakim olmuş demektir.

Alkol uyuşturucu bataklığında bulunan bireylerin intiharı kısmen de anlaşılabilir ancak bizim toplumumuz gibi dindar ve geleneklerine bağlı toplumlarda intiharın bu çoğunlukta olması kontrol mekanizması olan dinimizi, gerektiği gibi yaşayamamamızdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Bu sadece intihar eden için değil intiharı fark edemeyen içinde geçerlidir.

Toplum, siyasiler, yetkililer bütün işlerini ikinci plana atarak bu işin üzerinde ne yapılması gerekiyor konusuna eğilmelidirler. İntihar ederek hayatlarına son verenlerin ailelerine metanet diliyorum, topluma bilinç ve farkında olmayı cenabı hak nasip etsin.


PAYLAŞ

Yazara Ait Diğer Makaleler

11.10.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM… BOŞANMA-1

02.10.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM-2 EVLİLİK…

19.09.2019 UZMAN ARABULUCU SİSTEM-1 EVLİLİK

25.08.2019 TARAFLAR NETLEŞİRKEN…

24.07.2019 DÜNDEN BUGÜNE BİNGÖL’DE HAYAT…

13.07.2019 GENÇLERE İŞ KURMA TAVSİYEM…

18.06.2019 ŞEHADET YOLUNDA MUHAMMED MURSİ

23.05.2019 MEKTEB-İ AKİF

03.04.2019 AK PARTİ BİNGÖL TEŞKİLATI ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALI…

18.01.2019 SEVDİRİN, NEFRET ETTİRMEYİN…

28.12.2018 İYİ Kİ VARSIN TAVZ-DER

14.12.2018 HAYDİ BİNGÖLLÜLER! PAYİZ OYUNUNA…

12.12.2018 HALKIN ADAMI ZİYA BUYANKARA HOCAM…

29.11.2018 DÜPE DÜZ SOYGUN…

02.10.2018 HADİ ORADAN

21.09.2018 İZDİVACA GİDEN YOLDA HUZUR MU KRİZ Mİ?

12.09.2018 CENNET MEKANIN OLSUN GÜZEL İNSAN MEHMEDİ HAZAR…

24.08.2018 TAVZ-DER ZİRVEDE…

22.08.2018 İDDİA BÜYÜK…

19.07.2018 DEDİM OLMAZ… ÇÜNKÜ TRT KURDİ’DE ŞEHR’İ BİNGÖL TİYATROSU EKİBİ VAR.

16.07.2018 DÜĞMEYE KİM BASTI?

03.07.2018 İDAM’SA İDAM…

28.06.2018 PARK VE ŞEHİR…

08.06.2018 YAPILANLARLA YETİNECEKMİYİZ?

30.05.2018 SÖZ

28.05.2018 SİNEĞİN KENDİNİ BEĞENMİŞİ…

23.05.2018 KARŞI HAMLE…

22.05.2018 MANİFESTO MAHİR ÜNAL PARTİ PROGRAMI CEVDET YILMAZ

30.04.2018 SENDE OLMALISIN ORHAN BARAKGAZİ…

19.04.2018 DÖNDÜK MÜ BAŞA?

17.04.2018 BİNGÖL HALKINA SORDUK… BEKLENTİLERİNİZ NEDİR?

09.04.2018 HAFTAN KUTLU OLSUN POLİS KARDEŞİM…

02.04.2018 M.HANEFİ GÜLER VE İSTEMEYENLERİ…

16.03.2018 AFRİNDEN BİNGÖL’E MEKTUP…

12.03.2018 UYAN EY MÜSLÜMAN !

06.03.2018 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ…..

19.02.2018 ŞUBAT VE ŞEHADET…

31.01.2018 AFRİN

16.01.2018 AK PARTİ İL YÖNETİMİ HAYIRLI OLSUN

12.01.2018 SİYASETİN UZMANINDAN TAVSİYELER

08.01.2018 HALKIMIZIN HAKLI TALEPLERİDİR…

03.01.2018 NASIL BİR İL BAŞKANI?

01.01.2018 İL BAŞKANLIĞI MI, BREZİLYA DİZİSİ Mİ?

28.12.2017 TEŞEKKÜRLER TAVZ-DER…

24.12.2017 TEŞEKKÜRLER ŞEHR-İ BİNGÖL TİYATROSU

07.12.2017 İSRA’MIZ KUDÜS’E MİRACIMIZ KUDÜS’TEN…

25.11.2017 25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE VE ULUSLAR ARASI DAYANIŞMA GÜNÜ

19.11.2017 DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ…

17.10.2017 NE OLDU BİZE? NE OLDU MEMLEKETİMİZE?

02.10.2017 SOYSUZUN BİRİ…

29.09.2017 HORMONSUZ VE YERLİ DEDİM; SİZCE KİM?

18.09.2017 ELLERİNİZDEN ÖPÜYORUM MELİK TURAN ÖĞRETMENİM…

29.08.2017 AFFET BİZİ MAZLUM ARAKAN…

14.08.2017 16. YILINDA AK PARTİ…

10.07.2017 RAHŞAN HANIM (!)

01.07.2017 KUKLA ÇAÇA…

24.06.2017 ANNE

17.06.2017 ŞEHİR ve SPOR

23.04.2017 BAŞARILI BAŞKAN…

23.04.2017 BAŞARILI BAŞKAN

08.04.2017 ANLATIN ÇOCUKLARIMIZI NASIL ÖLDÜRDÜĞÜNÜZÜ, ÇOCUKLARINIZA...

06.03.2017 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

31.01.2017 İSTİSMARA AĞIR CEZALAR GELMELİ!

04.01.2017 MEVZU İNSAN OLUNCA.

07.12.2016 'NEREDEN ÇIKTI BU DERNEK'

01.12.2016 ÜÇÜNCÜ YILIN KUTLU OLSUN, SÜRMANŞET…

20.11.2016 BÜYÜKLERİN İSTİSMARI, KÜÇÜKLERİN MAĞDURİYETİNE DÖNÜŞÜYOR...

18.11.2016 BAŞKANLIK… AMA NİYE?

06.10.2016 BANA DA SICAK BİR YUVA LAZIM...

21.08.2016 Musa Apuhan- Hepimizi Öldürün

12.08.2016 POLİS KARDEŞİM…

30.07.2016 NAZLISI

18.07.2016 NEYİN DARBESİ? KİME DARBE? – Musa APUHAN

03.07.2016 GÜZEL BİR ETKİNLİK; KİTAP OKUMA​

09.06.2016 EY KİMSESİZ ÇOCUK

07.06.2016 RAMAZAN VE BİNGÖL - MUSA APUHAN

08.05.2016 LA(HAVLEL)İK DURUMLAR

29.04.2016 HEP BİRLİKTE EL ELE

01.04.2016 TOPLUMUN GİZLİ YARASI; TACİZ…..

11.01.2016 MİLLİ EĞİTİM BU SESE KULAK VERMELİ

23.11.2015 SAYGI DEĞER ÖĞRETMENLERİMİZ

28.10.2015 BİLMECE SİZCE KİM BU ADAM?

18.10.2015 NE DEĞİŞECEK? KİMLER DEĞİŞTİRECEK?

05.10.2015 SİYASETTEKİ SUSKUNLUK

05.10.2015 SİYASETTEKİ SUSKUNLUK

14.09.2015 ÇİÇEKLER ÖLMESİN SUSUZLUKTAN…

04.09.2015 HALKIN GAZABI

27.08.2015 HAYALLERİM VE UMUTLARIM

07.08.2015 DUYMADIĞIMIZ ÇIĞLIKLAR

31.07.2015 SAVAŞIN ÇİRKİN YÜZÜ

20.07.2015 MEDYA

10.07.2015 DOĞRU TERCİH, SAĞLAM BİR GELECEKTİR

30.06.2015 HUUU KOMŞUU

19.06.2015 BİNGÖL DE RAMAZAN

20.03.2015 ESKİYE RAĞBET OLSAYDI

09.03.2015 8 MART

02.03.2015 HİZMET Mİ ETMEK İSTİYORSUNUZ?

31.03.2015 NASIL BİR MİLLETVEKİLİ

16.01.2015 ŞEHİRDEKİ TİLKİLER

30.12.2014 YETER BU DEFA TEMİZ OLSUN

23.12.2014 ZULÜM BİN YILLIK TASARLANMIŞTI

20.12.2014 GEÇMİŞTEN GELECEĞE YILBAŞI


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor