EFRAYİM BEBEK ve GÖKYÜZÜ

Abone Ol

Her şeyden önce yaşam çok kıymetli.
Adil ve Onurlu bir yaşam.
Basit yaşamak her ne kadar zorlaşsada bu karmaşa da çabalamakta gerekli, tutunmakta.
Aksi halde tek başınasın.
Çukura düşmeye gör.

Karmaşalar arasında basit mutluluklara ihtiyaç duyuyor çoğumuz.
Zorluklara göğüs germeye çabalarken
en ufak sevinçlere özlem duyarız.


Hırpalarken bizi zaman, anın kıymetini sonradan hissederiz iliklerimizde derin, derin.
Hep sonradan gelir aklımız başımıza. En iyi anımızın şuan olduğunu fark ederiz bir gün sonra.

Babamızın sevgisini içinde saklamasına benzer, duvarda asılı duran ilahi notlar.
Var ama yok sayılmakta ilgisi
Olsanda olur, olmasanda.
Ayıpla sarılıdır sarılmakta, sevmekte, öpmekte.

Oysa Atamızdan öğrenmiştik başkalarının yanında ilgisiz bırakmayı çocukları.
Ağlamaklı, bolca ağlamaklı olsada.

Ne çok güzelmiş halbuki sıradan gördüğümüz Misket çukurları, çamurdan yapma oyuncaklar,
ağaç dallarından flütler.
Çoğumuz bunlara bile razı gelmezken bir çok insan sadece yürümeye hasrettir, gülmeye veyahut.

Bir çoğu sadece koşmaya, oturmaya kalkmaya rahat ve derinden nefes almaya.
Bir çoğunun hayali de yaşıtlarıyla oyun oynamaya,
gülmeye,
eğlenmeye.
Bir o kadar kolay hayallere
bir o denli zor yaşamlar var aramızda.
Gizli saklı değil uluorta.

Hayatınızda tat alabildiğiniz her anınız çok kıymetli.
Sadece hergün rahat bir uyku alarak uyandığımıza bile ne kadar şükür etsek az kalır.
Çok lüks bir yaşam halbuki.

Şanslı olduğunuzu nefes alışlarınız bile fark etmeli,
davranışlarımıza yansımalı ve ona göre yaşam sürmeliyiz.
Oysa bugün varız yarın yok !

Kim bilebilir
Sadece yürümekten tat aldığımız şuan ki zaman en iyi an oluverir bir zaman sonra.


Bazen elinizde olmayan sebepler sizi yaşamdan alıkoyabiliyor.
Hayattan soğutabiliyor, gecenizi gündüzünüzü zehir edebiliyor.
Daha yaşama anlam bile veremeden.
Kainatın neye mana katabileceğini fark edemeden.
Bir kuşun yuva yapabileceğini,
Bir arının yer ile gök arasındaki dengeyi koruyabileceğini,
Bir serçeye kanat olabileceğini bile bilemeden.

Kimileri de maalesef gün sayıyor, istemedikleri halde en kıymet bindirdikleri dakikalara direne direne.


EFRAHİM BEBEK

Bingöl de bilmeyen kalmamıştır miniği.
İlimizin tek Sma tip -1 kas tanısı konan hastası.

Türkiye de ortalama 3000'e yakın kas hastalığına yakalanan kişi var.
Bu hastaların tedavi masrafları maalesef ve maalesef devlet tarafından karşılanmamakta.
Bol çelikten roketlerin üretimi yaşamlara yön vermekte.

Tedavi masraflarını karşılamayan aileler çocuklarının gözlerinin önünde erimesini izlemekten başka hiç bir şey yapamıyor.
Çok maliyetli bir süreç.

Efrayim Gökalp bebek 1,5 yaşını doldurdu geçen günlerde.
Valiliğin izni ile kampanya başlatıldı Yaklaşık 16 ay önce.
Şuan kampanya yüzde 67 seviyesinde.
Valiliğin izni de bitmek üzere sanırım.
Öyle saçma sapan bir hastalık ki İlaç 2 yaşına kadar alınmazsa etkisi olmayabiliyor.
Zaman aleyhine.
Yani artık günleri bile sayılı miniğin
Bundan haberi bile yok.
O kadar minik bir yürek.

Bu kadar basit olmamalı göz göre göre erimesine izin vermek.
Bingöl halkı tek Sma hastasını yalnız bırakmayacak.

KAMPANYA BİTECEK GÖKYÜZÜ BALONLARLA SÜSLENECEK

Bu şehir minik bebeği gerçek manada görüp bağrına basmalı ve bir günde tüm ihtiyaçlarını karşılamalıydı.
Bunu fazlasıyla yapabilecek güçteydi halbuki.
Bürokratlarıyla, Valilikle, Belediyeyle, Sivil toplum kuruluşlarıyla, Esnafıyla, Öğretmeni, Doktoruyla, ilin ileri gelenleriyle sadece bir günde bu kampanya tamamlanabilirdi. Lakin tam manasıyla kendini şehre ifade edemedi bir bakıma.
Çoğu işin ciddiyetini idrak edemedi.

Hiç bir çaba, hiç bir amaç veya hiç bir değer bir çocuğun yaşamından kıymetli değil ki.

Bu şehir zor zamanlar da güzel işler başardı.
Bugünlerde yine birlik olma çabasında.
Her kim emek sarfediyorsa bebeğimizin yaşamı için veya her kim emek vermişse bu oluşumda,
yolu çiçeklensin kış gününde.
O denli pahabiçilemez bir etki.

Veyahut ne kıymeti var toprağa hayat müjdeleyen cemrenin ordan oraya sıçrayışı.
Bahara en çok çocuklar yakışır.

Az çok demeden, damlaya damlaya nefeslenecek bu sahra.

Şüphesiz Efrahim bebeğimiz sokaklarda koşuşturacak yakın zamanda.
Zaman acıdan yana olmayacak.
Olmasın lütfen.

Şehir olarak her ne kadar çoğu vatandaş az çok demeden destek olmaya çalışsa da yeterli desteği halen görmüş değil Efrayim bebek.
Bingöl halen üzerine düşeni tam manasıyla yapmış değil.


16.07 GÖKYÜZÜ, BALONLAR VE EFRAYİM

Gelin Son bir çağrı ile tüm Türkiye ye örnek olacak bir oluşuma yol verelim.
Gelin şehir olarak herkes aynı gün tüm gelirini, kazancını, günlük hakedişini Efrayime adasın.

İşçisinden emekçisine, doktorundan öğretmenine, esnafından, çiftçisine herkes bir günlük kazancını bebeğe adasın.
Kampanya yı bitirelim.
Bü süreçte de kurumlarda üzerine düşeni yapsın.

Bir günlük emek bizi bir yere taşımaz ama bebeği hayata bağlar.
Çok fark var.
Şehir olarak kampanyayı tamamlayıp aynı gün, aynı saat ve dakikada tüm Bingöl'de
aynı anda gökyüzüne balonlar bırakalım.
Güzellikleriyle ün salmış şehrimize yenisini ekleyelim.

Kimsenin bir günlük kazancının eksilmesiyle hayatından bir şey noksan olmaz
lakin Efrayim'in çok şeyi tamamlanır.

Valilik izni bitmeden Gelin bu ayın 16.07 sında Bingöl halkına yakışır şekilde tüm Türkiye ye örnek olacak, gündem yaratacak, duyarlılık kazandıracak bir oluşumu hep beraber başlatalım.

Bir insanı yaşama bağlamanın
( kurtarmanın ) tüm insanlığı kurtarmaya eşdeğer olduğu bu kutsal mücadeleye herkesin sorumluluk alıp katkı sağlaması kadar güzel başka ne olabilir ki?

Öyle de harikulade bir dinin temelleri üzerine.

Günlük meşkuliyetleriniz, rutinleriniz size sizden Umut bekleyenleri unutturmasın.

Efrayim bebeğimize Umut, hepinize iyi günler dilerim.