Muhteşem bir doğaya sahip olan Doğu'nun harika şehirlerinden olan Bingöl, Tabiat ve kültürel değerlere ilgi duyanlar için doğa harikası yerleriyle apayrı bir güzellik sunuyor. Yerli ve yabancı turistleri ağırlayabilecek kapasiteye sahip olan Bingöl, yetkili ve etkili mercilerce ilgi gösterilmediğinden maalesef yeterli derecede tanıtılamıyor.
Bingöl’ün tarihi ve doğal güzelliklerine rağmen turizm sektöründe hiçbir ilerleme kaydedilemiyor. Birçok ilde bulunmayan doğal güzellikler ve tarihi yapılara rağmen turizmde istediği başarıyı elde edemeyen Bingöl’e, yok denecek sayıda yabancı ve yerli turist geliyor.
Komşu illere oranla az sayıda turistin ziyaret ettiği Bingöl, Med’ler, Pers’ler, Urartular, Roma ve Osmanlı ile birlikte onlarca medeniyete ev sahipliği yapan kadim bir şehir olmasına rağmen yeterince tanıtılmıyor ve tanıtılamıyor.
Elazığ, Erzurum ve Diyarbakır’a oranla, çok az yerli ve yabancı turistin uğradığı Bingöl, tarihi eserleri en fazla tahrip edilen veya kaçırılan sahipsiz bir kent konumunda. Birçok medeniyete beşiklik etmesine rağmen bir müzesi dahi olmayan ilimizin, bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan yüzlerce tarihi değeri ya yok edildi, ya da başka illere gönderildi.
BİNGÖL KEŞFEDİLMEYİ BEKLİYOR
Bingöl özellikle doğa zenginliği ile yerli ve yabancı turistleri kendine çekebilecek potansiyele sahip... Bingöl, temel çekiciliğini doğasının zenginliğinde ve güzelliğinde bulmaktadır. Bingöl'ün doğa güzelliğini Evliya Çelebi, seyahatname adlı eserinde uzun uzadıya anlatır.
Evliya Çelebi, Türkiye'nin çeşitli yörelerinde bulunan yaylaları ismen sayar ve bu yaylaların içinde en meşhur, en güzel ve en beğenilen yaylanın Bingöl Yaylası olduğunu söyler. Ünlü gezgin, Bingöl yaylalarında bulunan bitki türlerinden, çok çeşitli çiçeklerden, göllerden ve bu göllerde yetişen balık türlerinden hayranlıkla söz eder ve göllerle ilgili efsaneleri dile getirir.
Yaylalar ve doğal göllerin yanında göletler, ormanlar, mesire yerleri, soğuk sular, termal su kaynakları, içmeler, Güneşin Doğuşu, Yüzen Ada, av turizmine ve kış sporları etkinliklerine uygunluk doğaya dönük turizm potansiyeli içinde sayılabilir. Turizm çeşitleri bu alanlarda yaygınlaştırılabilir. Konuya bu açıdan bakıldığında, yayla turizmi, sağlık turizmi, orman turizmi, av turizmi ve kış sporu etkinlikleri gerekli tedbirlerin alınması durumunda ilin sosyo-ekonomik kalkınmasına önemli ölçüde katkı sağlayacak alanlar olacaktır...
BİNGÖL’Ü YAŞANABİLİR BİR İL YAPMANIN MÜCADELESİ VERİLMELİ
Yetkili kurumlarca açıklanan son istatiksel verilere göre Türkiye sıralamasında Bingöl ekonomide 74., eğitimde 68. Sağlıkta 56., güvenlikte 59., kültür ve sanatta 52. sırada yer alıyor. Konuyla ilgili vatandaşlarca yapılan değerlendirmelerde siyasilerin sıkıştırılarak proje ve araştırma yapmaya sevk edilmesi gerektiği belirtiliyor. Vatandaşlar, herkesin elini taşın altına koyarak projeler üretmesi halinde Bingöl’ün şaha kalkacağını söylüyor.
DAHA YAŞANABİLİR BİR BİNGÖL İÇİN NE YAPILABİLİR?
Kentin daha da yaşanılabilir bir hale gelmesi için atılması gereken birçok adım var tabii ki de. Atılması gereken bu adımları şu şekilde sıralayabiliriz: Yüzen adanın cazibe merkezi haline getirilmesi konaklama ihtiyacının giderilmesi çevre düzenleme ve ahşap ama modern mesire alanlarının oluşturulmasıyla turizme ciddi anlamda can katacak ve Bingöl ilimizi turizmde temsil edebilecek düzeye geleceğine inanıyoruz. Murat Nehrine dökülen ve Merkezden geçen Göynük Suyu çevresi ile Uzundere Köyü yakınındaki Çır Şelalesi de günü birlik turizm için düzenlenebilecek alanlardandır. Doğal yapıyı bozmadan, Şelale ve akarsuyu bütünleştirerek planlanacak alanlarda günü birlik ve rekreatif tesislerin kurulması düşünülebilir. Bingöl Erzurum karayolu üzerindeki Karlıova ilçesinde turizmin gelişimi yönünden en potansiyel nokta güneşin doğuşunun seyreldiği Kala Tepesidir. Söz konusu bölgenin çekici kılınabilinmesi için öncelikle ulaşımın güvenli bir hale getirilmesi, tepede konaklama için doğal görüntüyü bozmayacak, kamp niteliğinde bir tesisin yapılması, yani gelen insanların doğal ortamda yeme, içme ve konaklama ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.
YER ALTI KAYNAKLARI VE DOĞA SPORLARI DA DEĞERLENDİRİLMELİDİR
Genç ilçesinin yer altı kaynakları ile zengin olduğu hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan bazı vatandaşlar, ilçede bulunan yer altı kaynaklarının çıkarılmasının hem ülke hem de Bingöl ekonomisine can katacağını belirtiyor. Öte yandan doğa harikası bir kent olan Bingöl’ü yaşanabilir bir il yapmak için doğa sporları da özendirilmelidir. Murat Nehri su sporları için de son derece büyük önem taşımaktadır. Ancak Bingöl’de bu tür faaliyetleri kolaylaştıracak bir tesis bulunmamaktadır. Murat Nehrinin su sporları açısından bilimsel verilerinin ortaya çıkartılması ve uygun olan spor dalları için gerekli alt yapı tesislerinin, konaklamaya da imkân verecek şekilde geliştirilmesi gerekir. Bu alanlarda gençlere yönelik kampların planlanması da düşünülebilir. Murat Nehri’nin yanı sıra, Peri Suyu ve Göynük çayı ile Özlüce Baraj Gölü Suyu su sporlarının organize edilebileceği alanlardır. Kiğı ve Yedisu’dan geçen Kelhaç deresinde özellikle rafting olanağı olabilir.
Meşe ormanlarıyla kaplı Peri Suyu vadisinde uzanan, doğal güzellikleriyle zengin olan Yedisu ilçesi Yaylalar dışında Peri Suyu kıyıları, Şen Köyü Şelalesi, Akımlı Köyüne bağlı Perçivenk mevkiinde bulunan Şelale ve Yeşilgöl’deki göl çevresi ilçe halkının gezi ve mesire yeri olarak değerlendirdiği alanlardır. Bu alanlara devlet elinin değmesi ve ilimizin doğa turizmine katılması için gerekli çalışmalar yapılabilir.