BİNGÖL DE RAMAZAN

Abone Ol

Öncelikle mübarek ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde mısır cuntasının ağa babalarından aldığı destekle mısırın tek seçilmiş resmi Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve dava arkadaşları hakkında verdiği ve yine mısırın belam müftüsünün onayladığı idam kararlarını şiddetle lanetliyorum. Buna karşın ümmetin içinden (Müslüman) suskun kalanları da Şehit Ahmet Yasin’in duasıyla Allah'a şikâyet ediyorum.

 Bingöl de ramazanlar anlatılırken hep eski ramazanlar ve yeni ramazanlar diye anlatırlar. Aslında bunu ‘’eski’’ olan neyimiz varsa onun için kullanıyoruz. Eski bayramlar, eski düğünler, eski dostluklar... Birazdan inancımızda ve kültürümüzde olmayan bu ramazan değişikliklerinden bahsedeceğim. Taklit; kültürsüzlüğü ve gelişen teknoloji beraberinde kendi kültürsüz kültürünü de getirmiştir. Bu durum tabii olarak günümüz bayramlarına, düğünlerine, ramazanlarına, memleketimize, insanımıza, kısacası her halimize etki etmiştir.

Aslında ben bu yazımda geçmişten bu güne taşınan ramazan geleneğinin unutulan ve unutulmaya yüz tutmuş yönlerini yazmaya çalışacağım. Yine yaşadığımız halde çoğumuzun dikkatinden kaçan, farkına varamadığımız birçok güzelliklerimizi ifade etmeye çalışacağım.

Bingöl ramazanlarının gündüzü başka gecesi başka olur. Ama iftar öncesi bambaşka olur. Buradaki her bir vaktin ayrı özelikleri vardır, yani anlayacağınız ramazanda Bingöl’de hayat değişir. Aslında şehri manevi bir atmosfer sarar, insanlar yaptığı her güzel şeyden manevi bir haz alırlar. Birde olayın maddi lezzet boyutu vardır. Belki de farkına varamadığımız ama omuzlarımızda biriken bir yılın sıkıntısını ramazanla beraber omuzlarımızdan atmamızdır. Yani kısacası ramazanla birlikte Bingöl’de hayat değişir.

Belki de ramazan da Bingöl’ün en büyük sıkıntısı gündüzleri gençlerin daha gergin olmaları ve bu gerginliklerini de zaman zaman fiziki müdahaleye dönüştürmeleridir. Ama şükürler olsun ki bu tür durumlar fazla uzatılıp mesele haline getirilmemektedir. Genelde sonuçlar hep tatlıya bağlanmaktadır. Tabi sigara tiryakilerinin, koşuşturmadan dolayı susayanların, ufak tefek olaylar karşısında verdikleri tepki biraz fazla olabilir, onu da o anda ki ruh hallerine vermek lazım.

Kültürümüzde annelere, babalara, büyüklere özenip oruç tutmak isteyen küçük çocuklara terzi orucu tutturulup (yarım gün tutturulup) ‘’sonra terzide diker tamamlarız’’ denilip çocuklara yemek yedirmeler ramazanlarımızın renkli taraflarıdır. Aslında gençlerimizin genelinin oruç tutmada fazla sıkıntı yaşamamalarının bir nedeni de küçük yaşlarda antrenman niyetine tutukları bu oruçlardır.

Güzel şehrimiz Bingöl’ün mübarek ramazanlarının en güzel taraflarından biride her evde, her camide ve zaman zaman sokaklarda yükselen Kur-an’ı Kerim ile hatim indirme sesleridir. Özellikle genç hafız kardeşlerimizin camilerde okudukları Kur’an-ı Kerimler insana bir başka haz veriyor, onları dinlemek farklı bir manevi atmosfere götürüyor insanı. Hele hele küçük çocukların camilere, kuran kurslarına giderken veya çıkarken ki halleri bir başka güzel oluyor, boyunlarında taşıdıkları boylarınca Kur-an’ı Kerimlerle sokaklara bir başka ahenk katıyorlar.

Gençliklerinin verdiği heyecanla normal zamanlarda çokça dikkat etmedikleri tesettürlerine ramazan nedeniyle kızlarımızın daha dikkat etmeleri, hatim indirmeleri, okumasını bilmiyorsa okuyanlardan dinlemeleri bir başka güzel oluyor. Kadınlarımızın rutin ev temizliği, iftara ne pişireyim telaşı, araya da bir iki cüz sıkıştırma gayreti bana göre ramazanların en güzel tarafı gibi geliyor. O enerjiye hayran kalmamak mümkün değil.

Birde mahallede bazı evlerde toplu hatim indirilir. Kuran okunan eve önce kadınlar toplanır oda da yerlerini alırlar. Sessizlik ve disiplin içinde hocayı beklerler. Hoca eve destur ile girer, yerine oturur ve cüzünü okur ve en başta o evi terk eder gider.  Hocaya Ramazanın sonuna doğru hatim duası ve mevlit okumadan sonra bir zarf içerisinde minderinin altına veya evden çıkarken ceketinin cebine bir miktar hediye mukabilinde para konulur.

Bingöl’de Ramazan ayında mevsim ne olursa olsun adeta iklim değişir, atmosfer, hava değişir. Rüzgâr bir farklı eser. Öyle ki gönülleri, şen ruhları ferah eder.  Bütün camiler 24 saat açıktır. Şehrin her yerinde olduğu gibi camilerde de bir tek iftar vaktinde sessizlik vardır. Her daim insanlar dolar taşar. Her daim Kuran’lar okunur.  Cami önleri cıvıl cıvıldır.

Ramazan aylarında Bingöl sokakları farklı simalarla dolar taşar. Diğer illerde ve yurt dışında yaşayan Bingöllülerin, hali vakti yerinde olanların ve durumu müsait olanların bu güzel ramazan atmosferini yakınları ve sevdikleriyle birlikte yaşamak istemeleri, hasret giderip moral depolamaları, manevi sofradan gıda almaları, şehre bir başka hava katmaktadır.

Şehrimizde komşuluk hakkı kırk kapıya kadar. Evler yan yana ve karşılıklı olduğu için komşulara pişenden mutlaka ikram edilir, evden eve tabaklar gider gelir, komşuluk mutlaka gözetilir.

Bingöl de iftar sofralarının baş ağası fakirlerdi. Bu geleneği maalesef günümüzde kaybediyoruz. Şimdi herkes kendi dengini davet eder duruma geldi. Oysa zengin ile fakirin arasındaki farkın kapandığı bir aydı Ramazan…

Bütün bunların yanında geleneğimizle, göreneğimizle, inancımızla pek fazla örtüşmeyen ancak geçen sene ramazan ayında eğlenceler tertip edildi. Güzel şehrimizde, şehrin göbeğinde kadınlı erkekli eğlenceler tertip edilirken ramazanın ruhuna hiç dikkat edilmedi. Bu sene aynı hatalara düşmeyeceğimizi ümit ediyorum. Oysa biliyoruz ki bunu yapanlar, ramazanın hassasiyetini bilen, gelenek ve göreneklerimizi bilen insanlardır. Eğer böyle eğlenceler tertip edilecekse bunun zamanı Ramazan ayından ziyade bahar şenlikleri, güz şenlikleri, hasat dönemi şenlikleri adı altında başka zaman dilimlerinde yapılabilir. Şunu bilmeliyiz ki hayatında Ramazanın ayrı bir yeri olan Bingöl halkı bu durumu pek de tasvip etmemiştir. Ramazanın kutsiyetine halel getirmeden, gelenek ve göreneklerimizden kopmadan, bu Ramazanı da hayır içinde geçirmemiz dileğiyle.

Sevgili Bingöl halkına hayırlı ve bereketli ramazanlar diliyorum